İçeriğe git

DAÜ İç Mimarlık Öğrencileri İstanbul’da Gezerek ve Görerek Öğrendi

DAÜ İç Mimarlık Öğrencileri İstanbul’da Gezerek ve Görerek Öğrendi

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ), Mimarlık Fakültesi, İç Mimarlık Bölümü, İç Mimarlık Atölyesi II; INAR292 ve ITAS202 dersleri kapsamında, geçtiğimiz haftalarda, İstanbul’a teknik gezi düzenleyerek sanatını yaşama geçiren birçok zanaatkarın atölyelerini gezdi.

2014 – 2015 Akademik Yılı, Bahar Dönemi projelerini, “Karşılaşma İstasyonu” ve “Vitrinli Atölyeler” temaları etrafında derinleştirip geliştirmesi beklenen öğrenciler, altı farklı dalda (ebru, kukla, mum/sabun, rüzgar çanı, parfüm ve sepet) uğraş veren zanaatkarlar için; çalışma, üretim ve satış ortamı tasarlıyor. Toplam 42 öğrencinin katıldığı tasarım stüdyosunu, İngilizce iç mimarlık programında Doç. Dr. Özlem Olgaç Türker ve araştırma görevlisi/doktor adayı Sowgol Koshronejad, Türkçe iç mimarlık programında da Doç. Dr. Maya Öztürk, Yrd. Doc. Dr. Münevver Özgür Özersay, iç mimar-eğitmen Pembe Birinci ve araştırma görevlisi Eliz Erdenizci yürütüyor.

İstanbul’daki gözlemlerine ilk olarak Sultanahmet’te İstanbul El Sanatları Çarşısı’nda başlayan öğrenciler, buradan yürüyerek Caferağa Medresesi’ne gittiler. Orada birçok uygulamalı el sanatı, özellikle de ebru ve seramik sanatı ile uğraşan genç zanaatkarlar ile tanışarak; konularına ilişkin sorular sorma fırsatı buldular. Gezinin ikinci bölümünde, Küçük Ayasofya caddesinde el yapımı cilt sanatçısı ile tanışıp, kendisi tarafından uzun uzun verilen bilgileri ilgiyle dinlediler. Son olarak da Hüseyin Ağa Medresesi’nde ödüllü sanatçı, sedefkar Ahmet Sezen ile tanışarak çok etkileyici bilgiler edinerek, karşılıklı tartışma olanağı elde ettiler.

Bu gezi sayesinde öğrenciler, hiçbir kitapta, dergide veya internette bulamayacakları bilgileri, canlı bir diyalog çerçevesinde, görerek ve yaşayarak öğrendiler. Toplu üretim ve tüketimin bireyin üzerine fersah fersah yürüdüğü bu çağda, şaşaalı markalara ev sahipliği yapan satış ve hizmet mekanlardan bir süreliğine de olsa uzaklaşarak; tasarıma ve eleştirel düşünceye altlık oluşturabilecek bazı sorulara yaklaşabildiler.

Ders yürütücüleri, “Vitrinli Atölyeler” konusunu çalışan bu genç tasarımcılardan, hem mekanı, hem de insan ve yaşamı sorgulayarak yeniden yarattıkları; birbirinden farklı, birbirinden güzel fikirlerin mekana aktarıldığı, dolu dolu projeler beklediklerini aktardılar.