H A B E R  B Ü L T E N İ

SAYI: 11344                                                    YIL: 31                      2 AĞUSTOS, 2005 
   						        					SALI

							--İ Ç İ N D E K İ L E R--

 1).	--LETTAŞ HİZMETTE
 2).	--GKK'NIN KURULUŞU RESEPSİYONLA KUTLANDI
 3).	--"MEDENİYETLER İTTİFAKI"NIN  İLK TOPLANTISI KASIM'DA
 4).	--BAĞDAT'TA 2 AYRI SALDIRIDA 3 KİŞİ ÖLDÜ 
 5).	--ANORTHOSİS FAMAGUSTA, TRABZON'A GİTTİ
 6).	--SUUDİ ARABİSTAN KRALI FAHD'IN ÖLÜMÜ... 
    	  CENAZE TÖRENİ BUGÜN 
 7).	--KOLOMBİYA'DA GERİLLALAR 14 POLİSİ ÖLDÜRDÜ 
 8).	--İRAN'DA BRİTİSH AİRWAYS VE BP 
	  BÜROLARININ YAKININDA PATLAMA 
 9).	--LONDRA'DAKİ SALDIRI GİRİŞİMLERİ... 
10).	--WASHINGTON POST: "İRAN, 10 YIL SONRA BİR NÜKLEER BOMBA 
	  YAPMA KAPASİTESİNE ULAŞABİLİR" 
11).	--YYK HEYETİ, RTÜK'LE GÖRÜŞMEK İÇİN ANKARA'YA GİDİYOR
12).	--KAYIPLARLA İLGİLİ ÇALIŞMALAR...
13).	--CUMHURBAŞKANI TALAT, ANKARA'DA 
14).	--TÜRKİYE'NİN AB MÜZAKERLERİ VE KIBRIS
15).	--ROMANYA'DA SICAK HAVA: 56 ÖLÜ
16).	--ÖSS TERCİH FORMUNU TESLİM SÜRESİ YARIN SONA ERİYOR 
17).	--ZEYTİNDEN "BİODİZEL" YAKIT ÜRETİMİ ÖNERİSİ... 
18).	--3. ULUSLARARASI LEFKOŞA HALK DANSLARI FESTİVALİ... 
19).	--TRAFİK KONTROLÜ
20).	--MESARYA HALK ŞENLİĞİ'NİN ÜÇÜNCÜSÜ 9-12 AĞUSTOS TARİHLERİNDE 
	  YAPILIYOR 
21).	--GİRNE ÖZGÜR ADA LİONS KULÜBÜ MÜCAHİTLER 
          DERNEĞİ'Nİ ZİYARET ETTİ
22).	--GİRNE ÖZGÜR ADA LİONS BİRİNCİ CUMHURBAŞKANINI ZİYARET ETTİ
23).	--OTANTİK KIBRIS ÜRÜNLERİ SATIŞLARI BAŞLIYOR
24).	--POLİS BÜLTENİ
25).	--ÇİFTÇİLER BİRLİĞİ, TÜRKİYE'NİN EK PROTOKOLÜ İMZALAMASINI ELEŞTİRDİ
26).	--SANAYİ ODASI BAŞBAKAN SOYER'E İSTANBUL 
	  TEMASLARI HAKKINDA BİLGİ VERDİ
27).	--GAZİMAĞUSA'DA YARIN ELEKTRİK KESİNTİSİ VAR 
28).	--SEZER-TALAT ORTAK BASIN AÇIKLAMASI...(1) 
29). 	--KAMU-SEN: "2004-2005 MALİ YILI PROTOKOLÜNÜN TAKİPÇİSİYİZ" 
30).	--HAYVAN ÜRETİCİLERİNİN HAYVAN VARLIKLARINI GENEL TARIM SİGORTASI
          FONU'NA BİLDİRMELERİ İSTENDİ
31).	--SEZER-TALAT ORTAK BASIN AÇIKLAMASI... (2-SON) 
32).	--TRABZONSPOR-ANORTHOSİS FAMAGUSTA MAÇININ
	  BİLETLERİNİN TAMAMI SATILDI
33).	--GÜMRÜK BİRLİĞİ EK PROTOKOLÜNÜN İMZALANMASI... 
34).	--BAĞDAT'TAKİ PATLAMANIN NEDENİ İNTİHAR SALDIRISI 
35).	--KANSER YARDIM VAKFI ONKOLOJİ MERKEZİ'NE CİHAZ ALIMI İÇİN 
	  24 BİN STERLİN YARDIMDA BULUNDU 
36).	--SÜRÜCÜ EĞİTİCİSİ YAZILI SINAVI 29 AĞUSTOS'TA
37).	--GÜMRÜK BİRLİĞİ EK PROTOKOLÜ'NÜN İMZALANMASI...
38).	--ALMAN BİRLİK PARTİLERİNİN AVRUPA POLİTİKASI SÖZCÜSÜ HINTZE: 
	  "FISCHER KIBRIS KONUSUNDA KESİN TAVIR TAKINMALI" 
39).	--YUNANİSTAN BAŞBAKANI KARAMANLİS'İN 
	  TÜRKİYE ZİYARETİ EKİM AYINDA 
40).	--YKP, TÜRKİYE'NİN İMZALADIĞI EK PROTOKOLÜ DEĞERLENDİRDİ
41).	--NECATİ ÖZKAN VAKFI: "MISIRLIZADE KONAĞI MÜZE VE KÜLTÜR
	  MERKEZİ OLSUN" 
42).	--ÖZTOPRAK TÜRK DİLİ KONSORSİYUMU YETKİLİLERİYLE GÖRÜŞTÜ
43).	--NARENCİYE ÜRETİCİLERİ BİRLİĞİ'NDEN EK PROTOKOLÜN
	  İMZALANMASINA TEPKİ
44).	--CUMHURBAŞKANI TALAT ANKARA'DA... 
45).	--IRAK'TA 7 AMERİKALI ASKER ÖLDÜRÜLDÜ 
46).	--DENKTAŞ'IN BAKÜ ZİYARETİ 
47). 	--İRAN'DA SUİKAST 
48). 	--GÜMRÜK BİRLİĞİ EK PROTOKOLÜ...
49). 	--TALİBAN, CASUSLUKLA SUÇLADIĞI 3 KİŞİYİ, BAŞINI KESEREK ÖLDÜRDÜ
50).	--FRANSA BAŞBAKANI DE VILLEPIN'İN AÇIKLAMASI... 
51).	--AB'DE İŞSİZLİK ORANI YÜZDE 8.8... 
52). 	--GÜL, DE VİLLEPİN'İN AÇIKLAMASINI DEĞERLENDİRDİ   
53).	--SUUDİ ARABİSTAN KRALI FAHD TOPRAĞA VERİLDİ 
54).	--BİRİKMİŞ KAMU ALACAKLARININ KABULÜNE BAŞLANDI
55).	--CUMHURBAŞKANI TALAT, ANKARA'DA...
56).	--AB KOMİSYONU'NDAN FRANSA BAŞBAKANI DE VILLEPEN'E TEPKİ... 
57).	--UBP PARTİ MECLİSİ TOPLANDI

1).	--LETTAŞ HİZMETTE
	--LEFKOŞA'DA TOPLU TAŞIMACILIKTA ÇAĞDAŞ DÖNEM BAŞLADI
	--BELEDİYE VE 3 ŞİRKETİN TOPLAM 22 MİNİBÜSLÜK FİLOSU BAZI 
	  GÜZERGAHLARDA GECELERİ DE HİZMET VERECEK

	Lefkoşa, 2 Ağustos 05 (T.A.K.):-Artan trafik kazalarına ve 
sorunlarına çözüm alternatiflerinden biri olan toplu taşımacılıkta başkent 
Lefkoşa'da başlatılan proje bugün hayata geçti. 
Belediye-özel sektör işbirliğiyle toplu taşımacılıkta yeni ve çağdaş 
bir dönemi açan Lefkoşa Toplu Taşımacılık Komandit Şirketi (LETTAŞ) 
bugün hizmete başladı.
LETTAŞ'ın 22 minibüslük filosunda Lefkoşa Türk Belediyesi'nin 
(LTB)10, Mustafa Behaadin İşletmeleri Ltd.'in 6, Keser Kaya'nın 5 ve 
Menteş Aytaç'ın 1 aracı var. Tek bir kurumsal kimliğe sahip olacak 
minibüslerin hepsi de tek tip boya ile boyanacak ve üzerlerine reklam da 
alınacak. 
--GECE SEFERLERİ BAŞLIYOR--
LETTAŞ daha çok insanı şehiriçi toplu taşımacılıktan 
yararlandırmak için minibüslerin çalışma saatlerini ve güzergahlarını 
arttırıyor. Sabah saat 06:00'dan itibaren seferlerine başlayacak minibüsler 
bazı hatlarda gece 24:00'e kadar hizmet verecek. 
Bugünden itibaren vatandaşlar Lefkoşa'nın önemli noktalarına 
LETTAŞ minibüslerini kullanarak rahatça ulaşacak. Minibüsler hafta sonu 
da halka hizmet verecek. Daha önce 8 güzergahın bulunduğu Lefkoşa'da 
yeni dönemde 13 güzergah bulunacak. Böylece yaklaşık olarak her sokaktan 
bir minibüs geçecek ve tüm bölgelere hizmet gidecek.
--10 DAKİKA-1 SAAT ARASI MİNİBÜS GEÇECEK--
Belirlenen 13 güzergahtan daha sıklıkla minibüs geçmesini 
hedefleri arasına alan LETTAŞ, yeni uygulama ile vatandaşları daha az 
sürelerle durakta bekletmeyi amaçlıyor. Lefkoşa Belediyesi'ne ait Lefkoşa 
Terminali'nde inşa edilen LETTAŞ merkezinden hareket edecek minibüsler 
en çok kullanılan hatlardan 10 dakikada bir geçecek. İlk olarak Terminal-
Devlet Hastanesi ile Terminal-Organize Sanayi Bölgesi güzergahlarında her 
10 dakikada bir express minibüs seferi geçecek. Daha az kullanılan hatlarda 
da en çok 1 saatte bir minibüsler geçecek. 
--BİLET SATIŞ NOKTALARI--
Geniş bir bilet satış ağıyla vatandaşlara ulaşmayı hedefleyen 
LETTAŞ, ilk aşamada öncelikli bilet şatış noktaları belirledi. Terminal, 
Girne Kapısı ve Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'nde LETTAŞ logolu 
yerlerden alınacak biletlerle LETTAŞ minibüsleri ile Lefkoşa içerisindeki 
herhangi bir bölgeye seyahat edebilecek. Kısa bir süre içerisinde de tüm  
bölgelerde bilet satış noktaları açılacak. 
--ÜCRETLER--
Bilet ücetleri izin makamı tarafından belirlendi. Bir kişi için tam 
bilet ücreti 90 Yeni Kuruş, öğrenci bileti ise 75 Yeni Kuruş olacak.
--ÇAĞDAŞ DURAKLARDA ÇAĞDAŞ PANOLAR--
98 durak noktası tesbit eden LETTAŞ, bu duraklara güzergahları ve 
saatlerini gösteren panolar da asacak. Vatandaşların hangi güzregahtan 
hangi minibüsün hangi saatte geçeceğini kolayca bulabileceği panolar en 
kısa sürede duraklara ve durak noktası olarak kullanılacak tabelalara 
asılacak. 
--KART SİSTEMİ 1 YIL İÇİNDE--
Çağdaş toplu taşımacılık sisteminde uygulanan kartlı sisteme geçme 
çalışmalarına başlayan LETTAŞ, 1 yıl içinde kartlı sisteme geçmeyi 
hedefliyor. Böylece LETTAŞ minibüslerinde elektronik biletler 
kullanılabilecek  (GÜL/PHA)		FOTOĞRAFLI

2).	--GKK'NIN KURULUŞU RESEPSİYONLA KUTLANDI

	Lefkoşa, 2 Ağusos (T.A.K.):-Kıbrıs'ın Türkler tarafından fethinin 
434'üncü, Türk Mukavemet Teşkilatı'nın kuruluşunun 47'nci, Güvenlik 
Kuvvetleri Komutanlığı'nın kuruluşunun da 29'uncu yıldönümünün 
kutlandığı 1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı etkinlikleri devam 
ederken; GKK'nın kuruluş yıldönümü resepsiyonla kutlandı.
GKK'nın kuruluş yıldönümü resepsiyonu, dün akşam Polis Genel 
Müdürlüğü'nün bahçesinde yer aldı.
Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Tevfik Özkılıç'ın ev 
sahipliğini yaptığı resepsiyona, Cumhurbaşkanı Vekili Fatma Ekenoğlu, 
Meclis Başkanı Vekili Mehmet Bayram, Başbakan Ferdi Sabit Soyer, 
KKTC2nin birinci Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Türkiye'nin Lefkoşa 
Büyükelçiliği Müsteşarı Mehmet Poroy, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri 
Komutanı Korgeneral Hasan Memişoğlu, 39'uncu Tümen Komutanı 
Tümgeneral Yalçın Pehlivanoğlu, 14'üncü Zırhlı Tugay Komutanı 
Tuğgeneral Yaşar Bal, Yüksek Mahkeme Başkanı Taner Erginel, bakanlar, 
milletvekilleri, devlet ve hükümet yetkilileri, kurum ve kuruluş temsilcileri 
ile çok sayıda davetli katıldı.
(HAK/PHA) 							
	FOTOĞRAFLI		

3).	--"MEDENİYETLER İTTİFAKI"NIN  İLK TOPLANTISI KASIM'DA

	Madrid, 2 Ağustos 05 (T.A.K):-İspanya Başbakanı Jose Luis 
Rodriguez Zapatero, "Medeniyetler İttifakı" projesinin ilk toplantısının 
Kasım ayında Palma de Mallorca adasında yapılacağını açıkladı. 
	Zapatero, gazetecilere yaptığı açıklamada, projenin Kasım ayında 
Palma de Mallorca adasında düzenlenecek bu ilk toplantısında yüksek 
katılım beklediğini bildirdi. 
	"Medeniyetler İttifakı" projesinin fikir babası İspanya Başbakanı 
Zapatero olurken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eş-sponsor olarak 
katılımıyla BM'de devam eden çalışmalar sonucunda böyle bir girişimin 
başlatılmasına karar verilmişti. 
	İspanya'daki sosyalist hükümet, proje için 1 milyon avro yardım 
kararı almıştı. (AA/ÖZ/pha)

4).	--BAĞDAT'TA 2 AYRI SALDIRIDA 3 KİŞİ ÖLDÜ 
    
	Bağdat, 2 Ağustos 05 (T.AK):-Irak'ın başkenti Bağdat'ta bu sabah 
düzenlenen iki ayrı saldırıda 3 kişin in öldüğü bildirildi. 
	İçişleri Bakanlığı'ndan bir kaynak, Bağdat'ın doğusunda Mazhar 
Hamid Yusuf adlı polisin, evinden çıktıktan kısa süre sonra bir araçtan 
kimliği belirlenemeyen kişilerin açtığı ateşte hayatını kaybettiğini belirtti. 
	Bağdat'ın batısında da Maliye Bakanlığı'nda görevli bir şoför ve bir 
koruma silahlı kişilerce öldürüldü. 
	Her iki olayda da saldırganların kaçmayı başardığı kaydedildi. 
(AA/ÖZ/pha)

5).	--ANORTHOSİS FAMAGUSTA, TRABZON'A GİTTİ
    
	Trabzon, 2 Ağustos 05 (T.A.K):-Avrupa Şampiyonlar Ligi 2. ön 
eleme turu rövanş maçında Trabzonspor ile karşılaşacak olan Kıbrıs Rum 
kesimi takımı Anorthosis Famagusta, Trabzon'a gitti.
	Uçakla gece geç saatlerde Trabzon Havaalanı'na inen 152 kişilik 
kafilenin, sıkı biçimde arandıktan sonra havaalanından çıkışına izin verildi. 
Futbolcular ve kafilede bulunan diğer kişilerin üst araması yapılırken 
ayakkabıları da çıkartıldı. Narkotik polis köpeğinin de yardımıyla bavullar 
didik didik arandı. 
	Anarthosis Famagusta'yı taşımak için anlaşılan bir otobüsün 
gelmemesi üzerine, konuk takım Trabzonspor otobüsüyle kamp yapacağı 
Zorlu Grand Otel'e hareket etti. 
	Anarthosis Famagusta takımı daha sonra Zorlu Grand Otel'e 
yerleşirken, 80 kişilik taraftar grubu da Trabzon'da çeşitli otellere gittiler. 
	Havaalanında küçük bir taraftar grubu, Trabzonspor bayrağı açarak 
takımları lehine tezahüratta bulundu. Kıbrıs Rum Kesimi'nde 3-1'lik 
galibiyet alan Anorthosis Famagusta takımı, maçın yapılacağı Hüseyin Avni 
Aker Stadı'nda bugün saat 20.00'de bir çalışma yaparak, hazırlıklarını 
tamamlayacak. (AA/ÖZ/PHA)						
	FOTOĞRAFLI



 
6).	--SUUDİ ARABİSTAN KRALI FAHD'IN ÖLÜMÜ... 
	  cENAZE TÖRENİ BUGÜN 
    
	Riyad, 2 Ağustos 05 (T.A.K):-Suudi Arabistan'da dün hayatını 
kaybeden Kral Fahd için, bugün dünyanın önde gelen liderlerinin ve 
temsilcilerin katıldığı bir cenaze töreni düzenlenecek. 
	Türkiye'yi Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah 
Gül'ün temsil edeceği törene, Ürdün Kralı Abdullah, İngiltere Veliaht 
Prensi Charles, Cezayir Devlet Başkanı Abdülaziz Buteflika, Çek 
Cumhurbaşkanı Vaclav Klaus, Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek, 
Lübnan Cumhurbaşkanı Emil Lahud, Pakistan Devlet Başkanı Pervez 
Müşerref, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad gibi çeşitli ülkelerin liderleri 
katılacak. ABD de cenaze törenine katılmak üzere bir heyet gönderecek. 
	Riyad'da bir camide öğleden sonra (TSİ 15:30) kılınacak cenaze 
namazının ardından Kral Fahd'ın naaşı, Riyad mezarlığında, daha önceki 
kralların yanına, ancak basit ve belirsiz bir mezara gömülecek. 
	Fahd'ın ölümünün ardından kral olduğu açıklanan eski Veliaht 
Prens Abdullah için resmi kraliyet töreni ise yarın yapılacak. (AA/ÖZ/pha)

 7).	--KOLOMBİYA'DA GERİLLALAR 14 POLİSİ ÖLDÜRDÜ 
    
	Bogota, 2 Ağustos 05 (T.A.K):-Kolombiya'da solcu gerillaların 
yola yerleştirdiği bombanın patlaması üzerine 14 polis öldü. 
	Polis, Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) örgütü üyesi 
gerillaların, Sierra Nevada dağlarında bir polis aracını pusuya düşürdüğünü 
söyledi. 
	Gerillaların bu yıl düzenlediği saldırılarda 300'den fazla güvenlik 
görevlisinin öldüğü belirtiliyor. (AA/ÖZ/pha)

8).	--İRAN'DA BRİTİSH AİRWAYS VE BP 
	  BÜROLARININ YAKININDA PATLAMA 

	Tahran, 2 Ağustos 05 (T.A.K.):-İran'ın başkenti Tahran'da, İngiliz 
havayolu şirketi British Airways ve İngiliz petrol şirketi BP'nin bürolarının 
yakınında patlama olduğu bildirildi. 
	İran İçişleri Bakanlığı sözcüsü Cahanbahşı Hancani, bir patlama 
sesi duyulduğunu, ancak bunun bir bomba mı yoksa tüp mü olduğunu 
bilmediklerini söyledi. 
	Sözcü, olay yerine bomba imha ekiplerinin gönderildiğini belirtti.
	Görgü tanıkları, patlamada can kaybı olmadığını söyledi.   
(AA/TUĞ/pha)

9).	--LONDRA'DAKİ SALDIRI GİRİŞİMLERİ... 
	--İNGİLİZ POLİSİ 2 KİŞİYİ DAHA GÖZALTINA ALDI 
    
	Londra, 2 Ağustos 05 (T.A.K):-İngiliz polisi, Londra'da 21 
Temmuz'daki saldırı girişimleriyle bağlantılı olarak 2 kişiyi daha gözaltına 
aldı. 
	Polis, Londra'nın güneyine düşen Clapham ve Stockwell 
semtlerinde evlerde yapılan aramada 2 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.  
Gözaltına alınan kişiler hakkında ayrıntı verilmedi. 
	21 Temmuz'daki saldırı girişimleriyle ilgili olarak gözaltına alınan 
18 kişinin sorgulanması sürüyor. (AA/ÖZ/PHA)

10).	--WASHINGTON POST: "İRAN, 10 YIL SONRA BİR NÜKLEER BOMBA 
	   YAPMA KAPASİTESİNE ULAŞABİLİR" 

	Washington, 2 Ağustos 05 (T.A.K.):-Washington Post gazetesi, yeni 
bir ABD istihbarat değerlendirmesinde İran'ın, 10 yıl sonra bir nükleer 
bomba yapma kapasitesine ulaşabileceğinin tahmin edildiğini yazdı. 
	Post, yeni değerlendirmeye yakın bazı Amerikalı kaynaklara 
dayanarak bugün yayımladığı haberde, İran'ın nükleer bomba yapma 
kapasitesine ulaşmasıyla ilgili daha önceki tahminlerin 5 yıl olduğunu 
belirtti. 
	Habere göre, "Ulusal İstihbarat Tahmini" adlı yeni değerlendirme 
raporu, İran ordusunun gizli çalışmalar yaptığına dair geçerli göstergeleri de 
içeriyor, ancak bu çalışmaların nükleer silah programıyla doğrudan ilgili 
olduğunu gösteren bilgilere yer vermiyor. 
	Raporda, İran yönetiminde etkili olan din adamlarının nükleer silah 
yapmaya karar verip vermediği konusunda belirsizlik bulunduğu da ifade 
ediliyor. 
	İran, uranyum dönüştürme çalışmalarına, AB'nin soruna çözüm 
bulunması şansını ortadan kaldırabileceği uyarısına rağmen, yeniden 
başlayacağını dün bildirmişti.   (AA/TUĞ/PHA)

11).	--YYK HEYETİ, RTÜK'LE GÖRÜŞMEK İÇİN ANKARA'YA GİDİYOR

	Lefkoşa, 2 Ağustos 05 (T.A.K.):-Yayın Yüksek Kurulu'ndan 
(YYK) bir heyet; Türkiye Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) 
yetkilileriyle görüşmek için yarın Ankara'ya gidiyor.
	YYK Başkanı İlkay Diren başkanlığındaki heyette üyeler Olgun 
Üstün ve Osman Özalp ile koordinatör Ferhat Atik yer alacak.
	Üyeleri yeniden belirlenen iki kurul arasında işbirliğini geliştirmeyi 
amaçlayan nezaket ziyaretinde, YYK'nın EPRA (Avrupa Üst Kurullar 
Platfotmu) üyeliği konusunda gelişmeler de ele alınacak.
	YYK Başkanı İlkay Diren başkanlığındaki heyet, 4 Ağustos  
Perşembe günü saat 11.00'de RTÜK Başkanı  Dr. A. Zahid Akman ve kurul 
üyeleriyle biraraya gelecek. YYK heyeti Ankara'da bulunacağı süre içinde 
KKTC Ankara Büyükelçisi Tamer Gazioğlu'nu da ziyaret edecek. 
(GÜL/pha)

12).	--KAYIPLARLA İLGİLİ ÇALIŞMALAR...
	--KAZILAR TAMAMLANDI
	--LABORATUVAR KURMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
	--TOPLU MEZAR KAZILARINA LABORATUVARLARIN 
	  KURULMASINDAN  SONRA BAŞLANACAK

Lefkoşa, 2 Ağustos 05 (T.A.K.):-BM gözetimindeki iki toplumlu 
Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi'nin yabancı uzman gözetiminde Girne 
bölgesinde yaptığı mezar kazıları tamamlandı. İnşaatlar nedeniyle ivedi 
olarak gündeme alınan münferit kazılar hafta sonu tamamlanırken, 
mezarlardan çıkarılan kemiklerin kimlere ait oldukları ancak antropologlar 
tarafından düzenlenmesiyle ve laboratuvarların kurulmasıyla kesinleşecek.
Uzman kuruluş İNFORCE'dan uzman gözetiminde ve Otonom 
Kayıp Şahıslar Komitesi'nden bir Rum'un da gözlemci olarak katıldığı 
kazılar haziran ortalarında  başlamıştı. İnşaatlar nedeniyle ivedi olarak 
gündeme alınan ve toplu mezar niteliği olmayan münferit kazılar, Kayıplar 
Komitesi Türk üyelerinin başkanlığında 7 kişilik araştırma ekibi, 2 
antropolog ile Eski Eserler Dairesi'nden arkeolog ile teknisyenlerden oluşan 
KKTC ekibi tarafından yapılmıştı.
--HAFTA SONU TAMAMLANDI--
	TAK muhabirinin sorularını yanıtlayan Otonom Kayıp Şahıslar 
Komitesi üyelerinden  Dışişleri Bakanlığı Siyasi İşler ve Siyaset Planlama 
Müdürü Ahmet Erdengiz, inşaatlar nedeniyle ivedi olarak gündeme alınan 
kazıların hafta sonu tamamlandığını söyledi.
	İhtiyaç duyulması halinde yine acil kazılar yapılabileceğini, ancak 
şu an için bu yönde programlama yapılmadığını söyleyen Erdengiz, 
çıkarılan kemiklerin kimlere veya kaç kişiye ait olduğunun ancak 
antropologlar tarafından yapılacak çalışmadan ve laboratuvarların 
kurulmasından sonra belirlenebileceğini yineledi.
--KKTC'DE DNA MERKEZİ, ARA BÖLGEDE ANTROPOLOJİ 
LABORATUVARI--
	Laboratuvar kurma çalışmalarının sürdüğünü de söyleyen Erdengiz, 
	KKTC'de kayıplarla ilgili çalışma yapacak DNA merkezi, ara 
bölgede de antropoloji laboratuvarı kurulması için uzmanların teknik 
düzeyde çalışma yaptıklarını söyledi. Erdengiz, Güney Kıbrıs'taki DNA 
merkezi ile 


KKTC'de  kurulacak DNA merkezi arasında koordinasyonun nasıl 
sağlanacağı konusunda da çalışma yapıldığını kaydetti.
Toplu mezar kazılarının ancak bu laboratuvarların kurulmasından 
ve gerekli alt yapının oluşturulmasından sonra mümkün olabileceğini 
vurgulayan Erdengiz, KKTC'de kurulacak DNA merkezinin uluslararası 
standartlarda ve sadece kayıplarla ilgili çalışma yapacak nitelikte olacağını 
söyledi. 
--TÜRK VE RUM 2 DNA UZMANI--
	Mezar kazılarıyla birlikte komitenin çalışmalarına katılan 2 Kıbrıslı 
Türk antropoloğun bu görevlerini sürdürdüklerini kaydeden Erdengiz, DNA 
laboratuvarı kurulması çalışmalarında da Türk ve Rum 2 DNA uzmanından 
hizmet aldıklarını bildirdi.
	Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi'nin perşembe günleri olağan 
toplantılarını sürdürdüğünü belirten Erdengiz, gelecek hafta yapılacak 
toplantının ardından komitenin kısa süreli bir tatile gireceğini de ekledi.
--MEZARLARIN AÇILMASI İLK...--
Yaklaşık 20 yıldan beri belirli aralıklarla çalışmalarını sürdüren 
Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi, Kıbrıs konusundaki gelişmelerle birlikte 
geçtiğimiz yıl ağustos ayında başlayan yeni dönem toplantılarında ilk kez 
mezarların açılmasını gündemine almıştı. Bu gündemle yaklaşık bir yıldan 
beri rutin toplantı yapan Komite, mezarları açmak amacıyla uluslararası 
uzman kuruluş INFORCE ile anlaşma imzalamıştı.
	Çalışmaların yoğunlaşması ile birlikte KKTC de ilk defa konuyla 
ilgili geniş bir organizasyona giderek özel birim oluşturmuştu. Bakanlar 
Kurulu kararıyla, Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi'nde Türk tarafını 20 yıl 
süreyle temsil eden Rüstem Tatar'a ek olarak Dışişleri Bakanlığı Siyasi İşler 
ve Siyaset Planlama Müdürü Ahmet Erdengiz ile emekli savcılardan 
Hukukçu Hakkı Önen komitede görevlendirilmişti. Türk tarafı, KKTC'deki 
mezar yerlerinin tesbiti için  komite bünyesinde emekli polislerden oluşan 
bir de araştırma ekibi oluşturmuştu.
BM Genel Sekreteri'nin temsilcisi Piere Guberan başkanlığındaki 
komitede, Rum tarafını da Elias Georgiades başkanlığındaki heyet temsil 
ediyoır. (GÜR/pha)

13).	-- CUMHURBAŞKANI TALAT, ANKARA'DA 
	-- TALAT, ÇANKAYA KÖŞKÜ'NDE RESMİ TÖRENLE KARŞILANDI
         
	Ankara, 2 Ağustos 05 (T.A.K.):-TC Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet 
Sezer'in resmi davetlisi olarak Türkiye'ye gelen Cumhurbaşkanı Mehmet 
Ali Talat, Ankara'daki temaslarına Anıtkabir ziyaretiyle başladı. 
	Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş'ın da 
bulunduğu heyetle Anıtkabir'e gelen Talat, çelengi mozoleye eşi Oya Talat 
ile koydu. Saygı duruşunun ardından Talat, Misak-ı Milli Kulesi'ne geçerek 
Anıtkabir Özel Defteri'ni imzaladı. Talat, deftere şunları yazdı:  
	"KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti arasında varolan tarihi, sosyal, 
kültürel kardeşlik ve işbirliği sonsuza kadar devam edecektir. Çağdaş 
demokratik bir düzen ve Avrupa Birliği hedeflerimiz ortaktır. 
Bir kez daha vurgulamak isterim ki, senin yaktığın uygarlık ateşini 
bayrak yapmış Kıbrıslı Türkler yirmibirinci yüzyılda da aynı arzu ve 
istekle çalışmaya devam etmektedir. Açtığın yol insanca yaşama
yoluydu, bu ışıkla yürümeye devam ediyoruz."  
	Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve beraberindeki heyet, daha 
sonra TC Cumhurbaşkanı Sezer ile görüşmek üzere Çankaya Köşkü'ne 
geçti. 
-- RESMİ TÖREN --
	TC Cumhurbaşkanı Sezer, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ı 
Çankaya Köşkü'nde resmi törenle karşıladı. 
	Sezer ve Talat, İstiklal Marşı'nın dinlenmesinin ardından tören 
kıtasını denetlediler. Törenin ardından Sezer ve Talat, eşleriyle birlikte 
gazetecilere poz verdiler. 
	Törende TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil, TC Devlet Bakanı ve 
Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri 
Bakanı Serdar Denktaş ve diğer yetkililer de hazır bulundu. 

	İki cumhurbaşkanı, baş başa ve heyetlerarası görüşmelerin ardından 
ortak basın açıklaması yapacaklar. (AA/FEZ/pha) 

14).	-- TÜRKİYE'NİN AB MÜZAKERLERİ VE KIBRIS
	-- FRANSA BAŞBAKANI DE VİLLEPİN:"TÜRKİYE KIBRIS'I TANIMAZSA 
	    MÜZAKERELER DÜŞÜNÜLEMEZ" 
    
	Paris, 2 Ağustos 05 (T.A.K.):-Fransa Başbakanı Dominique de 
Villepin, "Türkiye'nin Kıbrıs'ı tanımaması halinde, AB ile müzakerelerin 
düşünülemeyeceğini" söyledi. 
	Başbakan De Villepin, Europe 1 radyosuna verdiği demeçte, 
Türkiye-AB arasında 3 ekimde başlaması öngörülen müzakerelerin 
ertelenebileceğini savunarak, "AB'nin 25 üyesinden her birini tanımayan bir 
ülkeyle müzakere yapılmasının düşünülemeyeceğini" belirtti. 
	De Villepin, Türkiye'nin 3 ekime kadar, müzakerelerin başlaması 
için şart koşulan bütün maddelere uymaması ve kendi argümanlarını 
empoze etmesi ihtimaliyle ilgili bir soruyu, şöyle yanıtladı: 
	"O zaman beklemek elzem olacak. Türkiye'nin müzakere 
sürecine geri dönme yolunda gerçek bir istek göstermesi beklenecek." 
	Fransa Başbakanı Dominique de Villepin, "Müzakerelerin 3 ekimde 
başlamaması olası mı?" sorusunaysa "Her şeyin tamamen açık olması 
gerektiğini düşünüyorum" yanıtını verdi. 
(AA/FEZ/pha)

15).	-- ROMANYA'DA SICAK HAVA: 56 ÖLÜ
    
	Bükreş, 2 Ağustos 05 (T.A.K.):-Romanya'da bir haftadır etkili olan 
sıcak hava yüzünden 56 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.
	Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, hava sıcaklığının 36 
dereceyi bulduğu ve sıcakla ilgili sorunlar nedeniyle 1000 kişinin hastanede 
tedavi gördüğü kaydedildi.
	Açıklamada, sıcak hava yüzünden ölenlerin kronik hastalıkları, kalp 
ya da nörolojik problemleri bulunduğu belirtildi.
	Acil yardım hizmetleri de ambulans talebinin, geçen yıl aynı 
döneme nazaran yüzde 50 arttığını bildirdi.(AA/FEZ/pha)

16).	-- ÖSS TERCİH FORMUNU TESLİM SÜRESİ YARIN SONA ERİYOR 
	-- ADAYLAR, TERCİH FORMLARININ OKUL MÜDÜRLÜKLERİNE 
	   TESLİM EDEBİLECEKLER 
	-- TERCİHLER, İNTERNET YOLUYLA DA GÖNDERİLEBİLECEK 
    
	Ankara, 2 Ağustos 05 (T.A.K.):-Üniversite adaylarının, 25 
Temmuz'da başlayan ÖSS tercih formlarını teslim süresi, yarın mesai saati 
bitiminde sona erecek. 
	Adaylar, ÖSYM'nin kendilerine gönderdiği Yükseköğretim 
Programları ve Kontenjanları Kılavuzu'nda yer alan kurallara uygun olarak 
doldurdukları formları, okul müdürlüklerine teslim edebilecekler. 
	Tercihler internet yoluyla da ÖSYM'ye gönderilebilecek. Bu yolu 
kullanacak adaylar, www.osym.gov.tr internet adresinden gerekli bilgilere 
ulaşabilecekler. 
	ÖSS'den 160 ve 185 arasında puan alan adaylar ön lisans 
programlarını, 185 ve üzerinde puan alan adaylar da hem ön lisans hem de 
lisans programlarını tercih edebilecekler. 
	ÖSS'de 160 ve üzerinde puan alamayan ancak sınavsız geçiş hakkı 
olan adaylar da kılavuzdaki kurallara göre tercih formu doldurabilecekler. 
	Sadece özel yetenek sınavıyla öğrenci alan yükseköğretim 
programlarına girmek isteyen adayların, tercih formu doldurmalarına gerek 
bulunmuyor. 
	Tercih formunun yumuşak uçlu, siyah bir kurşunkalem ile 
zedelenmeden doldurulması gerekiyor. Tercih formunda adayların T.C 
kimlik numaraları, isimleri ve soyadları yazılı olduğu için 


adaylar tercihlerini yaptıktan sonra sadece arka kısımdaki bölümü tükenmez 
kalem veya dolma kalem ile imzalayacaklar. 
YURT VE KREDİ İÇİN BAŞVURU-
    	Tercih formunun arka yüzünde, üniversite eğitimi sırasında yurtta 
barınmak veya burs ve kredi almak isteyen adaylar için başvuru kısmı yer 
alıyor. Adaylar, eğer istiyorlarsa bu kısmı da dolduracaklar. Yurt istekleri 
öğrencinin ailesinin ikamet ettiği yer, öğrenim göreceği yükseköğretim 
kurumunun bulunduğu şehrin belediye sınırları dışındaysa dikkate alınacak. 
YERLEŞTİRME ÜCRETİ-
    	Adaylar, Ziraat Bankası, Vakıflar Bankası, Yapı ve Kredi Bankası 
ve Halk Bankası şubelerinden birine T.C kimlik numaralarını söyleyerek, 20 
YTL yerleştirme ücreti ödeyecekler. 	Adaylar, bankadan ücreti 
yatırdıklarına dair aldıkları dekontun bir örneği ile tercih formunu, yarın 
mesai saati bitimine kadar okul müdürlüklerine teslim edebilecekler.  
Adaylar, teslim sırasında da 2 YTL ödeyecekler ve karşılığında kendilerine 
"Tercih formu alındı belgesi" verilecek. 
İNTERNET İLE SON GÜN 4 AĞUSTOS-
    	Tercih formunu internet yoluyla gönderecek adayların da 
yerleştirme ücretini en geç yarın mesai saati bitimine kadar bankaya 
yatırmaları gerekiyor. Ücreti yatıran adaylar, tercihlerini internetle en geç 4 
Ağustos 2005 Perşembe günü saat 17.30'a kadar ÖSYM'ye iletecekler. 
	Tercihleri için internet yolunu seçen adayların tercih formlarını 
ayrıca ÖSYM'ye teslim etmelerine gerek bulunmuyor. 
	Tercihlerini hem internet yoluyla gönderen hem de okul 
müdürlüklerine teslim eden adayların, teslim ettiği form dikkate alınacak. 
	Yerleştirme sonuçlarının, teslim süresi bittikten sonra iki hafta 
içinde açıklanması planlanıyor. 
(AA/FEZ/pha)

17).	-- ZEYTİNDEN "BİODİZEL" YAKIT ÜRETİMİ ÖNERİSİ... 

	Adana, 2 Ağustos 05 (T.A.K.):-Türkiye'nin yabani zeytin 
potansiyelinin, dizel motorlarda kullanılan ve "biodizel" adı verilen yakıt 
elde etmede değerlendirilmesi gerektiği bildirildi. 
	Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri 
Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Gezerel, AA muhabirine yaptığı 
açıklamada, Türkiye'nin, yabani zeytin ağaç varlığı açısından başta İspanya 
olmak üzere İtalya ve Yunanistan gibi Akdeniz ülkelerinin toplamının 
hemen hemen üç katı potansiyele sahip olduğunu belirtti.  Gezerel, 
İspanya'nın yemeklik yağı bile kullanarak "Biodizel" yakıt üretip ihraç 
ettiğini, oysa Türkiye'deki yabani zeytin potansiyelinin 
değerlendirilmediğini vurguladı. 
	Biodizelin, bitkisel ve hayvansal yağlar gibi doğal kaynaklardan 
üretilen, motor performansını artıran, çevre dostu alternatif bir dizel yakıt 
olduğuna dikkati çeken Gezerel, şunları söyledi: 
	"Bu yakıt, Avrupa ülkeleri ve ABD'de yıllardır üretiliyor, 
tüketiliyor ve ihraç ediliyor. Genelde motorin ile çeşitli oranlarda 
karıştırılarak kullanılıyor. Biodizel kanola, ayçiçek, soya, pamuk, zeytin ve 
benzeri bitkisel yağların yanı sıra hayvansak kaynaklardan da 
üretilebilmektedir. Ancak, ülkemizde en iyi üretim yabani zeytinliklerden 
olur. 
	Bu ağaçlar değerlendirilirse, Türkiye biodizel üretiminde dünyada 
ilk sırada yerini alabilecek kapasiteye sahip. Yaptığımız araştırmaya göre, 
sadece Akdeniz'deki yabani zeytinlerden yılda 500 bin ton biodizel yakıt 
üretilebilir. Bu zenginliği gören bir Alman yatırımcı Türkiye'de 2 milyon 
avroluk yatırım yapmaya hazırlanıyor." 
	Gezerel, biodizel yakıt üretiminin, ülkedeki atıl tarım alanlarının 
değerlendirilmesine, tarımın ve dolayısıyla istihdamın gelişmesine katkı 
sağlayacağına da dikkati çekti. 
BİODİZEL YAKITIN ÜSTÜNLÜKLERİ-
    	Biodizel yakıtın verim olarak mazota yakın ve motor performansı 
olarak eşdeğer olduğunu, diğer yakıt türlerine göre üstünlüklerinin 
bulunduğunu vurgulayan Gezerel, bu üstünlükleri şöyle sıraladı: 
	"Bir ülkenin dışa bağımlı olmadan üretebileceği bir yakıttır, 
tarımsal sanayinin güçlenmesini sağlar ve kırsal alandan göçü azaltır.  
Ayrıca üretimi kolaydır ve nitrojen tutma özelliği fertilize ihtiyacını azaltır, 
zehirli atık içermez. Çevre dostu bitkisel yağlardan yapıldığı için içinde 
kükürt, katı 

partikül, cüruf, kurum ve benzeri maddeler bulunmaz, insan sağlığı ve 
çevreye zararlı gazlar çıkmaz. Biodizel parlama noktası, motorine oranla 
daha yüksektir, bu nedenle taşıma ve depolama açısından daha emniyetli bir 
yakıttır. 
	Şeker gibi doğada hızlı ve güvenli çözünür, mazotla karıştırılıp 
kullanıldığında karışımın çözülümünü hızlandırır." (AA/FEZ/pha)

18).	--3. ULUSLARARASI LEFKOŞA HALK DANSLARI FESTİVALİ... 
	--22 AĞUSTOS'TA BAŞLAYACAK FESTİVALE ÇEK CUMHURİYETİ, TÜRKİYE,	
	  SIRBİSTAN-KARADAĞ, İSRAİL, İSPANYA VE SLOVAKYA'DAN KONUK EKİPLER   
	  KATILIYOR

	Lefkoşa, 2 Ağustos 05 (T.A.K.):-Uluslararası Lefkoşa Halk 
Dansları Festivali'nin üçüncüsü 22-28 Ağustos tarihleri arasında yapılıyor.
	Lefkoşa Türk Belediyesi'nin (LTB), Çağdaş Halk Dansları 
Derneği, Folk-Der, Gençlik Merkezi ve Has-Der'le işbirliği içinde 
gerçekleştireceği festivale bu yıl Türkiye, Sırbistan-Karadağ, İsrail, İspanya, 
Slovakya ve "Kıbrıs"tan ekipler katılacak. 
Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Kutlay Erk bugün düzenlediği 
basın toplantısında festival hakkında bilgi verdi. LTB'de gerçekleşen basın 
toplantısına organizasyonda yer alan dernek temsilcileri de katılarak 
etkinlikle ilgili görüşlerini aktardı.
--ERK--
	Kutlay Erk toplantıda yaptığı konuşmada, bu yıl festivalin 
düzenlenmesiyle ilgili bir değişiklik yaparak organizasyonu, katılımcı halk 
dansları kuruluşlarından birine devrettiklerini belirtti, Erk bu yılki 
organizasyonu Folk-Der'in gerçekleştirdiğini ve gelecek yıllarda da 
festivalin organizasyonunu diğer katılımcıların üstleneceğini açıkladı. 
	Festivalin 22 Ağustos'ta Dereboyu'nda düzenlenecek kortejle 
başlayacağını, fenerler ve farklı etkinliklerle karnaval havasında bir açılış 
planladıklarını anlatan Erk, kapanışın da Büyük Han'da düzenlenecek gala 
gecesinde yapılacağını ifade etti. Erk, festival etkinliklerinin, Selimiye 
Meydanı'nda, Dr. Fazıl Küçük Park'ında, Taşkınköy'de ve Kermiya sosyal 
konutlarında gerçekleştirileceğini belirtti. 
	Kutlay Erk, halkın geçmiş yıllarda festivale gösterdiği yoğun ilginin 
devam edeceğine inandığını ifade etti ve konuk grupların kendi kültürlerini 
ve kendi halk danslarını sunmalarına imkân tanıyarak kültürlerin 
paylaşımını sağlayacaklarını kaydetti. 
	Erk, LTB olarak sanata ve kültüre her zaman özel önem verdiklerini 
ifade ederek, yabancı kültürleri de tanımak gerektiğini ve başka halklarla 
kaynaşmanın da kendileri için önemli olduğunu söyledi.
--KATİPOĞLU--
Organizasyon komitesi adına konuşan Folk-Der Başkanı Ali 
Katipoğlu ise, kültür-sanat derneklerinin en büyük sorununun yurt dışı 
temaslar ve düzenlenecek etkinliklere maddi destek bulmak olduğunu 
söyleyerek, her türlü katkısından dolayı LTB'ye teşekkür etti.
Festivalin organizasyon aşaması hakkında bilgiler veren Katipoğlu, 
tüm katılımcıların uyumlu tavırları sayesinde işbirliğinin en güzel 
örneklerinden birini sunduklarını belirtti.
Gündüzleri hava sıcaklığının çok yüksek olması nedeniyle 
etkinliklerin gece gerçekleştirilmesine karar verdiklerini vurgulayan 
Katipoğlu, halka güzel gösteriler izletmeyi ve eğlenceli saatler yaşatmayı 
amaçladıklarını belirtti.
Festival süresince katılımcılara gündüzleri tarihi ve turistik yerleri 
gezdirmeyi planladıklarını anlatan Ali Katipoğlu, aktivite programları 
hakkında bilgi verdi. Katipoğlu, açılış kortejinin bu yıl ilk kez 
gerçekleştirilecek bir etkinlik olduğunu ve gösteri yapılacak her yerde de 
ülkeleri tanıtıcı envanterlerin sergileneceği gezici stantlar kuracaklarını 
anlattı.
--ÖZGÜ--
Gençlik Merkezi Başkanı Mustafa Özgü ise konuşmasında, 
üçüncüsü gerçekleştirilen festivalin her yıl daha nitelikli hale geldiğini ifade 
etti.
Özgü, bu tür festivallerin ülke tanıtımında önemli yeri olduğunu 
söyleyerek, bu tarz festivallerin yıl içinde devam etmesi gerektiğini belirtti. 

Özgü, LTB'nin kültür-sanat alanında sağladığı katkıların dernekler 
için önemli olduğunu kaydederek, başka kuruluşların da bu tür etkinliklere 
katkı sağlamasını temenni etti.
--HASTUNÇ--
Çağdaş Halk Dansları Derneği Başkanı Tanju Hastunç önemli 
olanın kültür dernekleri ile LTB'nin işbirliğinde gerçekleştirilen festivalin 
başarılı olması ve amaçlarına ulaşmaları olduğunu söyledi.
Hastunç, festivalin barış dolu bir ortamda geçmesini dileyerek, 
ileride de bu tür etkinliklere katılmak istediklerini belirtti.
--KANOL--
Has-Der Başkanı Kani Kanol ise, sivil toplum örgütlerine gösterdiği 
güven nedeniyle LTB'ye teşekkür etti ve desteklerinin devamını diledi.
--"KIBRIS" KUZEY Mİ GÜNEY Mİ--
Toplantının sonunda festivalin broşüründe katılımcı ülkeler arasında 
yer alan "Kıbrıs"ın, kuzeyi mi Güneyi mi kapsadığının sorulması üzerine 
Organizasyon Komitesi Sözcüsü Ali Katipoğlu "Festival bizim tarafta 
yapıldığına göre bizim tarafı kapsıyor. Herhangi bir şey düşünerek 
yapılmadı. Türkiye Cumhuriyeti de ya da İspanya Cumhuriyeti de 
yazmadık" dedi. Bu açıklama üzerine basın mensupları Katipoğlu'na 
broşürdeki "Çek Cumhuriyeti" yazısını hatırlattı. (AK/can)    
FOTOĞRAFLI

19).	--TRAFİK KONTROLÜ
	--6 KİŞİ TUTUKLANDI, 4 ARACA EL KONULDU

Lefkoşa, 2 Ağustos 05 (T.A.K.):-KKTC genelinde dün yapılan 
trafik kontrolünde 6 kişi tutuklandı, 4 araca da el konuldu.
Polis Basın Subaylığı'ndan yapılan açıklamaya göre 573 aracın 
kontrol edildiği denetimde 135 sürücü rapor edildi. Sürücülerin 2'si alkollü, 
10'u ehliyetsiz, 38'i süratli, 44'ü emniyet kemersiz ve 1'i sigortasız araç 
kullanmaktan suçlu bulundu.
3 sürücü ise seyir halinde cep telefonuyla konuşmaktan, 37'si de 
diğer trafik suçlarından rapor edildi. (FEZ/can)

20).	--MESARYA HALK ŞENLİĞİ'NİN ÜÇÜNCÜSÜ 9-12 AĞUSTOS TARİHLERİNDE 
	  YAPILIYOR 

Lefkoşa, 2 Ağustos 05 (T.A.K.):-"VEGAM" Mesarya Halk 
Şenliği'nin üçüncüsü 9-12 Ağustos tarihleri arasında yapılıyor.
Gençlik Dairesi VEGAM tarafından yapılan açıklamaya göre, 
Vadili, Akdoğan, Paşaköy ve İnönü Belediyelerinin katkılarıyla 
gerçekleştirilecek şenliğe, Türkiye, Arnavutluk, Sırbistan, ve 
Bulgaristan'tan ekipler katılacak.
	Açıklamada, festival süresince KKTC'yi Vadili Gençlik Merkezi, 
Turunçlu Gençlik Merkezi, GÜSAD, Serdarlı Belediyesi Halk Dansları, 
Geçitkale Gençlik Merkezi ve Alayköy Belediyesi Halk Dansları ekibi 
temsil edeceği belirtildi.
	9 Ağustos'ta Vadili Belediye Düğün Salonu'nda, 10 Ağustos'ta 
Paşaköy Belediye Düğün Salonu'nda, 11 Ağustos'ta Akdoğan Belediye 
Parkı'nda ve 12 Ağustos'ta İnönü Belediye Düğün Salonu'nda 
gerçekleşirilecek etkinliklerin tümü saat 20.30'da başlayacak. (AK/pha) 
FOTOĞRAFLI 

21).	--GİRNE ÖZGÜR ADA LİONS KULÜBÜ MÜCAHİTLER 
               DERNEĞİ'Nİ ZİYARET ETTİ

	Lefkoşa, 2 Ağustos 05 (T.A.K.):-Gülbür Gazioğlu başkanlığındaki 
Girne Özgür Ada Lions Kulübü, Kıbrıs Türk Mücahitler Derneği'ni ziyaret 
etti.
	Mücahitler Derneği Genel Başkanı Vural Türkmen'e derneklerinin 
amblemini sunan Gazioğlu, ziyarette yaptığı konuşmada, Mücahitler 
Derneği'nin toplumdaki önemini vurguladı. 
	Gazioğlu, Kıbrıs Türkünün özgürlük mücadelesinde kadın ve 
erkeğiyle hep birlikte uğraş verdiğine dikkat çekti.

	Mücahitler Derneği Genel Başkanı Vural Türkmen de Kıbrıs 
Türklerinin özgürlük mücadelesinde kadın erkek demeden hep birlikte 
savaştıklarını belirtti. 
	Türkmen, Gazioğlu'na derneklerinin flamasını takdim etti.  
(TUĞ/MG)    FOTOĞRAFLI

22).	--GİRNE ÖZGÜR ADA LİONS BİRİNCİ CUMHURBAŞKANINI ZİYARET ETTİ
	--DENKTAŞ: "TÜRKIYE'NIN HIÇBIR ŞART ALTINDA 'KKTC'YI ARTIK
	  TANIMIYORUM' DEME HAKKI OLMADIĞINI SAVUNUYORUM"
	--DENKTAŞ'TAN TALAT'A "RUM KARALAMASIYLA İLGİLİ" TAVSİYELER: "HIÇ
          ALDIRMA. RUM'UN SENI KARALAMASI TÜRK'ÜN SENI AKLAMASI
 	  DEMEKTIR… DEVLETINE SAHIP ÇIK"
	--"AVRUPA BIRLIĞI TAVANI ALTINDA ÇEK VE SLOVAK BIÇIMI BIR ORTAKLIĞIN
          ÖTESINDE HIÇBIR TAVIZ VERILEMEZ VE VERILMEYECEKTIR"

	Lefkoşa, 2 Ağustos 05 (T.A.K.):-Birinci Cumhurbaşkanı Rauf 
Denktaş, Türkiye'nin hiçbir şart altında  "KKTC'yi artık tanımıyorum" 
deme hakkı bulunmadığını söyledi.
	Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'a "Rumların karalamalarıyla" 
ilgili tavsiyelerde bulunan Denktaş, Talat'a "Hiç aldırma. Rum'un seni 
karalaması demek Türk'ün aklaması demektir. Devletine sahip çık" diye 
seslendi.
	Denktaş, Kıbrıs'ta, AB tavanı altında Çek ve Slovak biçimi bir 
ortaklığın ötesinde hiç bir taviz verilemeyeceğini de kaydetti.
	Girne Özgür Ada Lions Kulübü bu sabah Birinci Cumhurbaşkanı 
Rauf Denktaş'ı Lefkoşa'daki ofisinde ziyaret etti.
	Özgür Ada Lions Başkanı Gülbür Gazioğlu, Denktaş'a TMT'nin 
kuruluşu, bağımsızlık mücadelesi ve devletin kurulmasındaki mücadelesi 
için şükranlarını sundu. Gazioğlu, Denktaş'a çalışmaları hakkında bilgi de 
vererek şu anki projelerinin Girne Akçiçek Hastanesi'ne yeni doğan 
bebekler için "transporter kuvöz" almak olduğunu belirtti.
--HERKES ENDİŞELİ--
	Cumhurbaşkanı Denktaş ise konuşmasında, sosyal çalışmaları için 
kulübü kutlayarak teşekkür etti. Ziyaretçilerinin, milli davada geçmişi bilen 
anneler olarak geleceğin korkusu ve endişesi içinde yaşadıklarını bildiğini 
belirten Birinci Cumhurbaşkanı herkesin endişeli olduğunu söyledi. 
	Türkiye'nin "sıkı bir kanala" girdiğini ve Avrupa Birliği üyelerinin 
hiçbir aday üyeden istemediği şeyleri istediklerini kaydeden Denktaş, 
Türkiye'nin AB ile ilgili protokolü imzalamasına şimdi büyük bir tepki 
olduğunu, muhalefetin, birçok ilim adamı ve hukukçunun tepki gösterdiğini, 
"bu yola girdikten sonra Türkiye için iş daha da zorlaşacaktır" diye ikazlar 
bulunduğunu kaydetti. 
Denktaş şöyle devam etti:
"Benim söylediğim şudur; Biz Türkiye'ye, Türk Hükümeti'ne ve 
Rum'a ve Rum'u destekleyen herkese bir gerçeği göstermek 
mecburiyetindeyiz. O da şudur: Hiçbir şart altında Rum'u 'meşru hükümet' 
olarak kabul etmiyoruz. Türkiye'ye ne kadar baskı yaparlarsa yapsınlar 
Rum'u tanıması için, biz tanımıyoruz ve tanımayacağız... Ve Türkiye'nin, 
1960 Anlaşmaları'yla bize vermiş olduğu garantiden vazgeçmeyeceğini, 
vazgeçmesinin mümkün olmadığını savunuyoruz. Çünkü bu Türk Milleti 
için büyük bir ayıp olur, büyük bir kayıp olur. Uluslararası anlaşmalarla 
Türkiye'ye Kıbrıs üzerinde verilmiş olan hak, bizim güvenliğimiz, var 
oluşumuz için kaçınılmazdır, gereklidir. Türkiye bundan vazgeçemez. 
Millet olarak vazgeçemez.
Hükümetlerin atmış olduğu adımlar işi nereye götürürse götürsün, 
Türkiye'nin bize 1960 Anlaşmaları'yla vermiş olduğu bir söz vardır. 
Uluslararası anlaşmaların altını çizmiş olduğu bir söz vardır: 'Bizi terk 
etmeyecektir`" 
Garantör Türkiye'nin, Rum darbesi nedeniyle gelip Kıbrıs Türkü'nü 
kurtardıktan sonra Rumlarla iki kesimli anlaşma yapıldığını kaydeden 
Denktaş, ancak Rum'un yine yola gelmediğini, yine Kıbrıs'a sahip çıkma 
oyunlarını oynadığını, bu maksatla Avrupa Birliği'ne müracaat ettiğini, bu 
arada iki kesimliliğin iki devletliliğe dönüştüğünü hatırlattı. 
				--AYIP VE KAYIP OLUR--
Denktaş şöyle devam etti:
"Dolayısıyla bizi devletsiz bırakma oyunu karşısında devletimizi 
kurduk ve Türkiye bu devleti tanıdı. Türkiye'nin hiçbir şart altında 
'KKTC'yi artık tanımıyorum' deme hakkı olmadığını savunuyorum. Bunu 
söyleyemez. 1960 Anlaşmaları'yla hayatımızı, hürriyetimizi, eşitliğimizi ve 
haklarımızı garantilemiştir. Bunlar, Rumlar tarafından yerine 
getirilmedikçe, bu yeni ortamda, bu yeni kalıp içerisinde, yani iki devlet 
esası içerisinde Türkiye bu sorundan bizi korumak, bizi tanımak ve 
eşitliğimizi savunmak yükümlülüğünden vazgeçmez, vazgeçemez. 
Vazgeçmesi milletçe büyük bir ayıp ve büyük bir kayıp olur diye 
düşünüyoruz."
-- CUMHURBAŞKANI TALAT'A TAVSİYELER --
Halka devamlı devlete sahip çıkmasını tavsiye ettiğini söyleyen 
Denktaş, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın son açıklamalarına işaret 
ederek şunları kaydetti:
"'Beni' diyor 'karalıyorlar Rum tarafında'… Zararı yok 
karalasınlar. 'Bizimle eşit şartlarda anlaşma istemiyorlar' diyor. 
Doğrudur… Bu nedenle ben anlaşma yapamadım; İstemedikleri için. Beni 
de 40 yıl karaladılar. Ama halkım karalamadığı için, yahut halkın bir kısmı, 
o zaman Rumlarla birlikte karaladığı için, ama çoğunluk karalamadığı için 
ayakta durdum bugüne kadar. Ve halkın güvenini savunmaya devam 
ediyorum.
Dolayısıyla kendisine de benim tavsiyem şu: 'Hiç aldırma... 
Rum'un seni karalaması Türk'ün seni aklaması demektir. İstedikleri kadar 
karalasınlar aldırma. Devletine sahip çık. Devlet temel olmadan hiçbir 
şekilde anlaşma yapmayacağını savun..."
	--ÇEK VE SLOVAK MİSALİ AYRILMA VE AB'TA 
BİRLEŞME--
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Çekoslovakya 
misalini benimsediğini söyleyen Denktaş, Çek ve Slovak'ın barış içerisinde 
ayrıldıklarını kaydederek, bu iki ülkenin Avrupa Birliği içerisinde ise 
birleştiklerini söyledi. Bunun Türkiye'nin siyaseti olduğunu TBMM'nin 
onaylamasını istediklerini ifade eden Denktaş, bunu rica ettiklerini, hatta 
yalvardıklarını söyledi.
Avrupa Birliği tavanı altında Çek ve Slovak biçimi bir ortaklığın 
ötesinde hiçbir taviz verilemeyeceğini ve verilmeyeceğini söyleyen 
Denktaş, Türk Milleti'nin bugüne kadar takip etmiş olduğu siyasetin, eşitliği 
ve egemenliği tanınmış iki milli halkın, iki devlete dönüşen coğrafyada 
varabileceği ortaklığın ancak bu olacağını vurguladı. 
Denktaş şöyle dedi:
"Rum uzlaşmadan yana değildir. Biz uzlaşma istiyoruz. Daha ne 
kadar gidecek bu yalan. Adam seni istemiyor. Adam Kıbrıs'ı istiyor. 
Kıbrıs'ın tümünü istiyor. 42 yıldır bu mesele halledilmediyse bundan 
halledilmedi, çünkü vermedik. Vermediniz. Verecek adam seçmediniz. 
Vermeyecek insanı seçtiniz. Şimdi de seçtiğimiz ekip, ben izliyorum… 
Barışın temeli Çek ve Slovak örneğidir. Barış Harekatı barış getirmiştir. 
Annan Planı gibi karmaşık yine birleşmeler vesaireler, bu barışı bozar. 
Yeniden bu memlekette kan akar. Onun için herkes aklını başına alsın. İki 
ayrı devlet, iki ayrı coğrafya, iki egemen halk, gelecek barışın temelidir, 
esasıdır. Bunu artık kanımızda, damarımızdaki kan gibi benimseyelim. Çek 
ve Slovak modeli, başka hiçbir şekilde Kıbrıs birleşemez. Niye? Çünkü 
Rum hiçbir zaman bütün Kıbrıs'ı alma hevesinden vazgeçmeyecek. Hiçbir 
zaman bizi azınlık olarak görmekten vazgeçmeyecektir. Çare budur." 
(HAS\HÖ\can)		 FOTOĞRAFLI

23).	--OTANTİK KIBRIS ÜRÜNLERİ SATIŞLARI BAŞLIYOR

	Lefkoşa, 2 Ağustos 05 (T.A.K.):-Otantik Kıbrıs Ürünlerini Yaşatma 
ve Tanıtma Derneği'nin organizesiyle gerçekleştirilecek otantik Kıbrıs 
ürünleri satışları başlıyor.
	Derneğin Lefkoşa Hüseyin Küçük Sokak'ta (Cumhuriyet Meclisi 
arkası) yer alan lokalinde, üreticiler tarafından yapılacak otantik Kıbrıs 
ürünleri satışları, Perşembe günü başlayacak ve her perşembe günü devam 
edecek.
Başta Ceviz Macunu olmak üzere değişik macunlar, babutsa, 
molohiya, hellim, Baf sakızı, tarana, köy çöreği, pekmez, çeşitli şuruplar, 
Kıbrıs şarabı, basadembo ve kuru yemişler, bal, pilavuna, kafes, çeşitli 
hamur işleri, bulgur köftesi, lokum, kahve, el işi seramikler, çiçek suyu, 
zeytinyağı, çeşitli turşular, ekmek gadeyifi, kabak çiçeği, sele-sepet, hasır 
sandalye ve ilif ürünlerinin satışının yapılacağı perşembe günleri, Otantik 
Kıbrıs Ürünlerini Yaşatma ve Tanıtma Derneği'nin kütüphanesi de açık 
olacak ve isteyenler kütüphaneden de yararlanacak.
Dernek Başkanı Halil Erdim, bugün yaptığı yazılı açıklamada, 
Kıbrıs'a özgü ürün satışı yapmak isteyenlerin kendilerine 
başvurabileceklerini belirterek, proje bazında görev almak isteyen 
öğrencilerden da başvuru kabul edildiğini, yaz tatilini değerlendirmek 
isteyenlerin konuyla ilgilenebileceklerini kaydetti.
Erdim ayrıca, perşembe günü ürün satışlarının başlamasından dolayı 
dernek lokalinde açıklama yapıp basın bildirisi dağıtacaklarını ifade etti. 
(HAK/can)

24).	--POLİS BÜLTENİ
	--LEFKOŞA'DAKİ BİR İŞYERİNDEN 950 YTL ÇALINDI

	Lefkoşa, 2 Ağustos 05 (T.A.K.):-Lefkoşa'da Rapa Ltd. isimli iş 
yerinden 950 YTL nakit para çalındı.
	Polis Basın Subaylığı'ndan yapılan açıklamaya göre olay 30 
Temmuz-1 Ağustos tarihleri arasında meydana geldi. Olayla ilgili 
soruşturma sürüyor.
						--KUMAR--
	Öte yandan Girne'de Colony isimli kumarhanede dün polis 
tarafından yapılan kontrolde, kumarhaneye girmesi ve kumar oyanaması 
yasak 3 kişi tespit edildi.
	Söz konusu kişiler ve kumarhane sorumluları hakkında yasal işlem 
yapıldı. (FEZ/CAN)
	
25).	--ÇİFTÇİLER BİRLİĞİ, TÜRKİYE'NİN EK PROTOKOLÜ İMZALAMASINI ELEŞTİRDİ
	
	Lefkoşa, 2 Ağustos 05 (T.A.K.):-Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği, 
Türkiye'nin ek protokolü imzalamasını eleştirerek, "Kıbrıs Türkü'nün 
yalnız ilerleyeceği yolda artık kendine yeni bir hedef belirlemesi gerektiği" 
görüşünü savundu.
	Birlik Başkanı Alican Kabakçı yazılı açıklamasında, "Kıbrıs 
Türkü'nün tüm baskılarına göğüs gererken şu andaki Türkiye hükümetinin 
baskılarına boyun eğmek zorunda bırakıldığını" iddia etti. 
	Tüm dünyanın, 500 yıllık Türklüğün adada yok olmayacağını 
bilmesini isteyen Alican Kabakçı, "Artık Kıbrıs Türkü yeni bir yaşam yeni 
bir hedefe doğru giderken, bu yeni düzen içinde mutlaka kendine yeni bir 
yön çizecektir, mutlaka yeni liderler çıkaracaktır" dedi. (GÜL/MG)

26).	--SANAYİ ODASI BAŞBAKAN SOYER'E İSTANBUL 
	  TEMASLARI HAKKINDA BİLGİ VERDİ
	--SOYER: "TANIDI-TANIMADI TARTIŞMALARINI BIRAKARAK
	  ÇÖZÜME ODAKLANMALIYIZ"

Lefkoşa, 2 Ağustos 05 (T.A.K.):-Başbakan Ferdi Sabit Soyer, 
Türkiye'nin AB ile ek protokolü imzalamasıyla ortaya çıkabilecek 
sıkıntıların Türkiye ve KKTC hükümetleriyle sivil toplum örgütlerinin 
işbirliğiyle aşılabileceğini belirterek, "Bu süreçte  tanıdı-tanımadı 
tartışmalarını bırakarak çözüm sürecine bağlılık teyit edilmeli" dedi.
Soyer, Türkiye'nin, aralarında Güney Kıbrıs'ın da bulunduğu 10 
yeni AB üyesini gümrük birliğine dahil eden ek protokolü imzalamasıyla 
"Kıbrıs'ın satıldığına" ilişkin söylemleri ise, "Yanlışın dikalası" olarak 
niteledi.
--SANAYİ ODASI İSTANBUL'DAYDI--
Başbakan Ferdi Sabit Soyer bugün öğle saatlerinde  Sanayi Odası 
Yönetim Kurulu'nu kabul etti. Türkiye'nin ek prtokolü imnzalamasından 
önce İstanbul'da konuyla ilgili temaslarda bulunan Sanayi Odası heyeti, 
temas ve girişimleri hakkında Başbakan'a bilgi verdi.
TUSİAD, İstanbul Sanayi Odası ve Türk İhracatçılar Meclisi ile 
yaptıkları görüşmelerde, ek protokolle birlikte KKTC ekonomisinin zarar 
görmemesi için alınabilecek önlemleri ele aldıklarını söyleyen Sanayi Odası 
Başkanı Salih Tunar, iş  çevrelerinin Türkiye hükümetinin Kıbrıs 
politikasına destek verdiğini gözlemlemekten memnuniyet duyduklarını 
anlattı. 
Tunar görüşmelerde, ek protokolle birlikte KKTC ekonomisinini 
zarar görmemesi için ortak strateji geliştirilmesinin kaçınılmaz olduğunun 
vurgulandığını ekledi.


--SORUNLA UĞRAŞMAK TEMEL GÖREV--
Başbakan Soyer de heyetten temasları hakkında bilgi almasının 
ardından Türkiye'nin ek protokolü imzalamasıyla yaşanan tartışma ve 
eleştirilere dikkat çekti.
Çözümsüzlük ortamı nedeniyle her yeni gelişmenin yeni imkanlar 
yanında, yeni sorunlar da yarattığına dikkat çeken Soyer, "Ne kadar usansak 
da Kıbrıs sorunuyla uğraşmak temel görevdir. Siyasi eşitlik temelinde 
çözüme ulaşıncaya dek bu sorunla uğraşmamız gerekiyor" dedi.
Ek protokolün Türkiye tarafından imzalanmasıyla Güney Kıbrıs, 
KKTC ve Türkiye'de yoğun tartışmalar yaşandığına dikkat çeken Başbakan 
Soyer, Kıbrıs'ta çözümsüzlüğün sorumlularının bu konudaki eleştirilerin 
başını çektiğini kaydetti.
Süreci başlatan 1999 Helsinki ile Kopenhag ve Lahey zirvelerinin 
yapıldığı dönemlerde iktidarda olanların bugün yaşanan sıkıntıların esas 
sorumluluları olduklarını belirten Soyer, Türkiye'de MHP ve CHP, 
KKTC'de de UBP genel başkanlarının açıklamalarına atıf yaptı.
--"TÜRKİYE'Yİ DURDURAMAYACAKLAR"--
İlgili çevrelerin "Kıbrıs satıldı" yönündeki değerlendirmelerini 
"yanlışın dikalası" diye eleştiren Soyer, "Kendi yanlışlarını temizleyememiş 
olmanın hırsıyla KKTC ve Türkiye hükümetlerinin önüne yeni engeller 
çıkarma gayretindedirler. Ama bunu başaramaycaklar, Türkiye'nin AB 
yolunda ilerlemesini durduramayacaklar" dedi.
Rum Yönetimi Başkanı Papadopulos'un da tek yanlı AB üyeliğini 
dayanak yaparak Türkiye'ye siyasi tanıma dayatması yaptığını söyleyen 
Başbakan Soyer, "Tüm bunlar çözümsüzlüğü sürdürmeye çalışmanın 
müşterekliğinin ifadesidir" şeklinde konuştu. 
--ESASA ODAKLANMALI...--
Türkiye'nin Güney Kıbrıs dahil 10 yeni AB üyesini de kapsayan 
gümrük birliği ek protokolünü imzalamasının yeni sıkıntılar yaratacağını, 
ancak bunların hükümet ve sivil toplum örgütlerinin işbirliğiyle 
aşılabileceğini belirten Soyer, "Tanıdıydı-tanımadıydı tartışmalarını 
bırakarak toplumsal enerjimizi esasa yönlendirmemiz gerekir. Güney'deki 
hükümetin tüm Kıbrss'ı temsil etmediği ve ortaklık devletinin esas olduğu, 
izolasyonların kaldırılması mücadelesi, çözüm sürecine bağlılık teyit 
edilmeli" dedi. (GÜR/MG)					
	FOTOĞRAFLI

27).	--GAZİMAĞUSA'DA YARIN ELEKTRİK KESİNTİSİ VAR 

	Lefkoşa, 2 Ağustos 05 (T.A.K.):-Gazimağusa'nın bazı bölgelerinde 
yarın 09.00-16.00 saatleri arasında bakım çalışmaları nedeniyle elektrik 
kesintisi yapılacak.
	Elektrik kesintisinin yapılacağı bölgeler, DAÜ dinlenme tesisleri, 
DAÜ öğrenci yurdu, Tuzla köyü ve Lions Garden civarı olarak açıklandı.
	KIBTEK Gazimağusa Bölge Amiri adına Emir Aranır tarafından 
yapılan yazılı açıklamada, çalışmaların seyrine göre elektrik enerjisinin 
belirtilen saatten önce veya sonra verilebileceği belirtilerek, vatandaşların 
şebekede her an elektrik enerjisi varmış gibi davranması istendi. (SEL/MG)

28).	-- SEZER-TALAT ORTAK BASIN AÇIKLAMASI...(1) 
	-- SEZER: "TÜRKİYE, KKTC'NİN EKONOMİK VE TOPLUMSAL YÖNDEN 
	  GELİŞMESİ İÇİN HER TÜRLÜ ÇABAYI SÜRDÜRECEKTİR" 
	-- SEZER'DEN İZOLASYONLARIN KALDIRILMASI İÇİN ULUSLARARASI TOPLUM, 
	  BM VE AB'YE ÇAĞRI 
    
	Ankara, 2 Ağustos 05 (T.A.K):- Türkiye Cumhurbaşkanı Ahmet 
Necdet Sezer, Türkiye'nin, KKTC'nin ekonomik ve toplumsal yönden 
gelişmesi için her türlü çabayı göstermeyi sürdüreceğini söyledi. 
	Sezer, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Çankaya Köşkü'nde 
baş başa ve heyetlerarası görüşmelerin ardından yaptıkları ortak basın 
açıklamasında, Cumhurbaşkanlığına seçilmesinin ardından düzenlediği ilk 
resmi ziyaret nedeniyle Talat ve beraberindeki heyeti Türkiye'de görmekten 
mutluluk duyduklarını ifade etti. 
	Kıbrıs'ın Türkiye için bir ulusal dava olduğunu ve Kıbrıs'ta dili ve 
dini ayrı iki halk ve onların kurduğu iki devlet bulunduğunu kaydeden 
Sezer, "Kıbrıs'ta yeni bir ortaklık iki eşit taraf arasında 

kurulmalı, yaşayabilir olmalı ve Ada'daki gerçekleri dikkate almalıdır. 
Varılacak çözümün, iki kesimliliği ve Ada üzerindeki dengeleri gözetmesi 
gerekmektedir" diye konuştu. 
	Ada'daki iki halkın barış ve güvenlik içinde yan yana 
yaşayabilecekleri zeminin temelinin, KKTC'nin bugün olası bir çözümün 
eşit ortağı durumunda olduğu gerçeğinin kavranmasına bağlı olduğunu 
vurgulayan Sezer, Türk tarafının, hakça ve kalıcı bir çözümden yana 
olduğunu ve bu yolda üzerine düşeni yaptığını söyledi. 
	Cumhurbaşkanı Sezer, buna karşın, karşı tarafın, eşitlik ve ortaklık 
temelinde bir siyasal uzlaşıyı kabul etme niyetinde olmadığının anlaşıldığını 
ifade etti. 
--KARŞILIKLI SAYGI VE GÜVEN ORTAMINA GEREKSİNİM--
    	Türkiye ve KKTC'nin Kıbrıs sorununun hakça ve kalıcı bir çözüme 
kavuşturulmasını içtenlikle istediğini belirten Sezer, şunları kaydetti: 
	"Biz, BM Genel Sekreteri'nin çabalarını destekledik. Çözümün, BM 
çerçevesinde gerçekleşmesi gerektiğine olan inancımızı sürdürmekteyiz. 
Kıbrıs Türk halkı her zaman uzlaşıdan yana olmuştur. Her şeyden önce, iki 
taraf arasında karşılıklı saygı ve güven ortamının oluşmasına gereksinim 
vardır. Tersi durumda, tarafların yan yana yaşayabilecekleri ve işbirliği 
yapabilecekleri bir ortamı sağlamak olanağı bulunmayacaktır." 
	Sezer, KKTC'nin, demokratik ve insan hakları ile hukukun 
üstünlüğü ilkelerine dayalı yapısıyla Ada üzerinde ve Doğu Akdeniz 
bölgesinde istikrarın simgesi olduğunu belirtti. 
	Cumhurbaşkanı Sezer, şöyle devam etti: 
	"Sayın Cumhurbaşkanı ve beraberindeki heyetle yaptığımız 
görüşmede de, Kıbrıslı Türk kardeşlerimizle dayanışma ve işbirliği 
anlayışımızı yineleme olanağını bulduk. Görüşmede, Kıbrıs konusunun 
içinde bulunduğu aşamayı ayrıntılı olarak değerlendirdik ve önümüzdeki 
dönemde atılabilecek adımlar üzerinde görüş alışverişinde bulunduk. 
Türkiye ve KKTC'nin yakın temas, işbirliği ve danışma halinde olması 
gerektiği konusunda görüş birliği içindeyiz. Birlik ve beraberliğimiz bizim 
esas gücümüzdür. Bu dayanışma, bundan sonra da aynı biçimde sürecektir" 
--ULUSLARARASI TOPLUMDAN SOMUT ADIM BEKLENTİSİ--
	Bugün içinde bulundukları aşamada, Kıbrıs Türk halkına yıllarca 
uygulanan haksız ambargo ve kısıtlamalara son verilmesi için uluslararası 
toplumun, BM ve AB'nin daha da gecikmeden somut adımlar atmasını 
beklediklerini ifade eden Sezer, doğrudan ticaret ve doğrudan ulaşım 
konusunda somut gelişmeler sağlanmasını ve ambargoların kaldırılması 
yönünde atılan adımların daha da ileriye götürülmesini beklediklerini 
kaydetti. 
	"Türkiye, KKTC'nin ekonomik ve toplumsal yönden gelişmesi için 
her türlü çabayı göstermeyi sürdürecektir" diyen Sezer, amaçlarının, Kıbrıs 
Türk halkının yaşam düzeyini yükseltmek ve geleceğe daha güvenle 
bakmasını sağlamak olduğunu ifade etti. 
	Cumhurbaşkanı Sezer, "Kıbrıs sorunu, Kıbrıs Türkü için bir hak ve 
hukuk savaşımıdır. Bu dönemde Türkiye'nin, KKTC'yi, geçmişte olduğu 
gibi bundan sonra da her alanda destekleyecek ve Kıbrıslı Türk 
kardeşlerimizin yanında olmayı sürdürecektir" diye konuştu. 
(AA/EMR/MG)  							
	FOTOĞRAFLI
            
29). 	--KAMU-SEN: "2004-2005 MALİ YILI PROTOKOLÜNÜN TAKİPÇİSİYİZ" 

Lefkoşa, 2 Ağustos 05 (T.A.K.):-Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri 
Sendikası (Kamu-Sen), Maliye Bakanlığı ile imzalanan 2004-2005 Mali 
Yılı Protokolü'nün takipçisi olduğunu belirtti. 
Kamu-Sen Yönetim Kurulu imzasıyla bugün yapılan yazılı 
açıklamada, protokol ile ilgili yasa tasarılarının acil olarak ele alınıp 
yasalaştırılarak bir an önce  hayata geçirilmesi istenildi.
Kamu-Sen'in bu tasarıların yasalaşmasının ısrarlı takipçisi olacağı ifade 
edilen açıklamada, sendikanın maaş konularında verilen taahhütlerin yerine 
getirilmesi ve geriye dönük ödemelerin bir defada yapılması konularını ise 
takdirle karşıladığı kaydetti. (HY/MG)






30).	--HAYVAN ÜRETİCİLERİNİN HAYVAN VARLIKLARINI GENEL TARIM SİGORTASI
          FONU'NA BİLDİRMELERİ İSTENDİ

	Lefkoşa, 2 Ağustos 05 (T.A.K.):-Küçük ve büyükbaş hayvan 
üreticilerinin, 1 Ağustos-30 Eylül tarihleri ararsında hayvansal üretim 
başvuru formunu doldurarak, hayvan varlıklarını Genel Tarım Sigortası 
Fonu'na bildirmeleri gerektiği belirtildi.
	Genel Tarım Sigortası Fonu Müdürü Hasan Burancan yaptığı yazılı 
açıklamada, 1 Ağustos-30 Eylül tarihleri arasında yapılacak beyanların 1 
Ekim tarihinden itibaren işleme gireceğini bildirdi.
	Burancan, öte yandan 31 Temmuz tarihine kadar yapılan beyanların 
1 Ekim tarihinden itibaren geçerliliğini yitireceğinden üreticilerin 30 Eylül 
tarihine kadar tekrar beyan yaparak, beyanlarını yenilemeleri gerektiğini 
kaydetti.
	Formların, Genel Tarım Sigortası Fonu, hayvancılık daireleri ve 
veteriner dairelerinden temin edilebileceğini ifade eden Burancan, hayvan 
varlıklarını kulak numaraları ile beyan yapmayan üreticilerin, büyükbaş 
hayvan düşükleri, doğal afet ve bulaşkan hastalıklardan kaynaklanan hayvan 
ölümleri zararlarının tazmin edilmeyeceğini de belirtti. (SEL/MG)

31).	-- SEZER-TALAT ORTAK BASIN AÇIKLAMASI... (2-SON) 
	-- TALAT: "TÜRKİYE İLE KKTC DAYANIŞMASININ DEVAM ETMESİ 
	  KONUSUNDA KARARLIYIZ' 
	-- "RUMLARA BARIŞ ELİMİZİ UZATTIK, TUTMALARINI İSTİYORUZ" 
    
	Ankara, 2 Ağustos 05 (T.A.K):- Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, 
Türkiye ile KKTC arasındaki dayanışmanın bundan sonra da devam etmesi 
konusunda kararlı olduklarını söyledi. 
	Talat, Çankaya Köşkü'nde Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile 
düzenlediği ortak basın açıklamasında, Cumhurbaşkanı seçilmesinin 
ardından yapılan resmi davet için Sezer'e içtenlikle teşekkür ederek, ilk 
resmi ziyaretinde çok samimi ve ayrıntılı bir değerlendirmede 
bulunduklarını kaydetti. 
	Sezer ile Kıbrıs sorununun içinde bulunduğu durumu 
değerlendirdiklerini belirten Talat, bundan sonra atılacak adımlar konusunda 
görüş alış verişinde bulunduklarını söyledi. 
	Türkiye'nin her zaman KKTC'ye destek verdiğini ve bu desteğin 
bundan sonra da süreceğinin bilincinde olduklarını ifade eden Talat, şöyle 
dedi: 
	"Dayanışmamızın geçmişte olduğu gibi bundan sonra da devam 
edeceği konusunda kararlılığımızı vurguladık. Türkiye'ye güçlü destek için 
teşekkür ediyoruz. İnanıyoruz ki bu destek eksilmeyecek, artacaktır." 
	Türk tarafının Kıbrıs sorununa kalıcı çözüm istediğini ve bu 
yöndeki çabalarının dünya tarafından görüldüğünü hatırlatan Talat, ancak 
Rum tarafının çözüme yanaşmadığını kaydetti. Talat, "Seçimlerin bittiği 
günden itibaren Rumlara barış elimizi uzattık. Rum tarafının uzattığımız eli 
tutmasını istiyoruz. Eğer tutarlarsa eşitliğimize dayalı ortak bir devlet 
kurmaya hazırız" dedi. 
	BM Genel Sekreteri'nin Güvenlik Konseyi'ne sunduğu raporda, 
Kıbrıslı Türklerinin gereksiz yere izole edilmesine son verilmesi yönündeki 
tavsiyesinin doğru bir yaklaşım olduğunu ifade eden Talat, bu yaklaşımın 
tüm dünya tarafından da algılanması gerektiğini söyledi.
	Talat, geçmişin düşüncelerine dayalı mevcut uluslararası hukukun 
Kıbrıslı Türklerin durumunu tanımlayamadığını belirterek, uluslararası 
toplumun Kıbrıs'a bakışının yeniden gözden geçirmesi ve ciddi şekilde yeni 
bir değerlendirme yapması gerektiğini kaydetti. Talat, bu değerlendirmenin 
ilk adımının da izolasyonların kaldırılması yönünde atılması gerektiğini 
belirtti. 
	Kıbrıs sürecinde Türkiye ile KKTC'nin dayanışmasının önemine 
işaret eden Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, bu dayanışmanın, Kıbrıslı 
Türklerin haklarını elde edecekleri bir çözüme taşıyacağını kaydetti. 
(AA/EMR/MG)






32).	-- TRABZONSPOR-ANORTHOSİS FAMAGUSTA MAÇININ
	  BİLETLERİNİN TAMAMI SATILDI

	Trabzon, 2 Ağustos 05 (T.A.K):- Avrupa Şampiyonlar Ligi 2. ön 
eleme turu rövanş maçında Anorthosis Famagusta ile Trabzonspor arasında 
yapılacak maçın biletlerinin bittiği bildirildi. 
	Trabzonspor Kulübü Genel Sekreteri Orhan Aksu, AA muhabirine 
yaptığı açıklamada, Rum Kesimi takımı Anorthosis Famagusta ile yarın 
akşam Hüseyin Avni Aker Stadı'nda yapacakları maça taraftarın yoğun ilgi 
gösterdiğini söyledi. 
	Aksu, kale arkası tribün 7.5, maraton tribün 15, maraton özel tribün 
20, VIP-2 tribün 70, VIP-1 tribün için 150 YTL'den satışa çıkardıkları 
biletlerin tamamen bittiğini belirtti. 
	Öte yandan maçı izlemek üzere 11 yabancı gazetecinin akredite 
yaptırdığı öğrenildi. (AA/EMR/MG)

33).	-- GÜMRÜK BİRLİĞİ EK PROTOKOLÜNÜN İMZALANMASI... 
	-- TÜRKİYE ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ BAŞKANI KAZANCI: 
	  "TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ'NİN İMZASIYLA KKTC'NİN TASFİYESİ 	   
	  AŞAMALI OLARAK TAMAMLANMAK ÜZEREDİR" 

	Ankara, 2 Ağustos 05 (T.A.K):- Türkiye Atatürkçü Düşünce 
Derneği Başkanı Ertuğrul Kazancı, Gümrük Birliği Ek Protokolü'nün 
imzalanmasıyla ilgili olarak, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin imzasıyla 
KKTC'nin tasfiyesi aşamalı olarak tamamlanmak üzeredir" dedi. 
	Kazancı, yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti: 
	"Kıbrıs konusuyla ilgili tutarsız, ulusal çıkarlarla bağdaşmayan ve 
ABD-AB koalisyonuna uydu olan bir siyasal iktidar anlayışı, Kıbrıs'ı elden 
çıkarma yolunda yeniden adım atmıştır. Ne acıdır ki, Türkiye Cumhuriyeti 
Hükümeti'nin imzasıyla KKTC'nin tasfiyesi aşamalı olarak tamamlanmak 
üzeredir. 
	Ek protokolün imzasındaki gelecek bellidir; ya Türk soydaşlarımız 
Ada'dan ayrılacaklar ya da Rum yönetimine teslim olacaklardır.  
Garantörlük hakkımız da bizzat iktidarca gözden çıkarılmıştır. 
	İmzalanan metnin TBMM tarafından siyasal iktidar çoğunluğunca 
onaylanacağı da ortadadır. Kıbrıs'ı elden çıkaranları Türk tarihi 
affetmeyecektir." (AA/EMR/MG)
 
34).	-- BAĞDAT'TAKİ PATLAMANIN NEDENİ İNTİHAR SALDIRISI 
	-- PATLAMADA 4 IRAKLI ÖLDÜ, 23'Ü YARALANDI 
    
	Bağdat, 2 Ağustos 05 (T.A.K):- Irak'ın başkenti Bağdat'ın 
merkezinde bomba yüklü araçla intihar saldırısı düzenlendiği, saldırıda 4 
Iraklının öldüğü, 23 Iraklının yaralandığı bildirildi. 
	Hastane kaynakları, kent merkezinde düzenlenen saldırıda 
yaralananların 4'ünün kadın olduğunu duyurdu. 
	Patlamanın bir Amerikan konvoyunun geçeceği yolda meydana 
geldiği belirtildi. 
	Bölgedeki AFP muhabiri, Humvee tipi zırhlı bir aracın ve çevredeki 
14 aracın yandığını, ayrıca 10 kadar mağazanın zarar gördüğünü bildirdi. 
(AA/EMR/MG)

35).	--KANSER YARDIM VAKFI ONKOLOJİ MERKEZİ'NE CİHAZ ALIMI İÇİN 
	  24 BİN STERLİN YARDIMDA BULUNDU 
	--VAİZ: "İTİRAF ETMELİYİM Kİ DEVLET SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİN 
	  ORGANİZASYON VE HAREKETLİLİĞİNE YETİŞEMİYOR"

	Lefkoşa, 2 Ağustos 05 (T.A.K):-Ester Rivera başkanlığındaki 
Kuzey Kıbrıs Kanser Yardım Vakfı, Onkoloji Merkezi'ne cihaz alımı için 
24 bin Sterlin bağışta bulundu. 
	Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamaya 
göre, bugün Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Eşref Vaiz'i ziyaret eden 
Kanser Yardım Vakfı yetkilileri, Vaiz'e 24 bin sterlinlik yardımı sundu.    
	

	Bakan Vaiz yaptığı konuşmada, Ester Rivera başkanlığındaki Kuzey 
Kıbrıs Kanser Yardım Vakfı'nın çok anlamlı bir faaliyet gösterdiğini ve 
Lefkoşa Dr.Burhan Nalbantoğlı Devlet Hastanesi'nin Onkoloji Servisi 
yoğun bakım ünitesine cihaz alımı için 24 bin Sterling'lik  para 
bağışlamasının sevindirici olduğunu söyleyerek, "İtiraf etmeliyim ki devlet 
sivil toplum örgütlerinin organizasyon ve hareketliliğine yetişemiyor" dedi.
	Çok yakın bir geçmişte modern bir onkoloji merkezini hayata 
geçirdiklerini söyleyen Vaiz, sözlerine şöyle devam etti: 
" Biliyorsunuz onkolojiyle ilgili bir tanı merkezi de var. İki tane çok 
kıymetli kanser derneğimiz var. Derneğin aktiviteleriyle hastane 
başhekimliği arasında organizasyonsuzluklar var. Bunlar bizim 
sorunumuzdur. Kısa bir süre içerisinde gerekli  koordinasyonu sağlayacağız. 
Onkoloji Merkezi'ndeki yatakların dolduğunu öğrendim. Bu konuyu 
araştırmak lazım. Bunu organize etmezsek çok ciddi bir sorunla karşı 
karşıya kalacağız ve insanlara hizmet veremeyeceğiz. Doktorlar, 
başhekimlik ve derneklerle bir araya gelip uygun organizasyonları 
yapacağız."
	Bakan Vaiz, Onkoloji Merkezi'nde olanaklar ölçüsünde kimlere 
hizmet verilebileceğini organize ettikten sonra olanakların artırılması 
yönüne de gidilebileceğini belirterek, "Türkiye'ye gidenler için kim gider 
kim gitmez, bunun seçimini bizim uzmanlarımız yapmalı" dedi.
--"TIBBİ  MALZEME EKSİKLİĞİ  EN KISA ZAMANDA 
GİDERİLECEK"--
	Böylesine güzel bir Onkoloji Merkezi'nde mutlaka randevu 
sistemine gidilmesi gerektiğini, bu sayede sorun yaşanmasının 
önlenebileceğini ifade eden Vaiz, yaşanan tıbbi malzeme eksikliğinin de en 
kısa zamanda giderileceğini ifade etti.
Vaiz, kanser dernekleriyle koordineli bir çalışma yaparak Onkoloji 
Merkezi için makul sayıda hemşire ve odacının nasıl sağlanabileceğinin 
yolunu da araştıracaklarını kaydederek, "Bu konuda derneklerden de katkı 
alabiliriz, biz de katkı koyabiliriz ve bu sorun da aşılmış olur" dedi.
--"PERSONEL EKSİKLİĞİ GİDERİLMELİ"--
 	Kuzey Kıbrıs Kanser Yardım Vakfı Başkanı Ester Rivera ise yaptığı 
konuşmada, 24 bin Sterling miktarındaki bağışın Onkoloji Merkezi Yoğun 
Bakım Ünitesi'ne cihaz alımı için kullanılmasını istediklerini ifade ederek, 
bu aşamada cihazların isimlerinin saptanması gerektiğini söyledi. 
	Türkiye'ye giden hastaların geri dönmelerinden dolayı Onkoloji 
Merkezi'nde sıkışıklık yaşandığına da dikkat çeken Rivera, "Bu 
sıkışıklıktan  dolayı personel eksikliği yaşıyoruz. En  kısa zamanda bu 
eksikliğin giderilmesi gerekmektedir" dedi. (EMR/MG)                              
FOTOĞRAFLI
	
36).	--SÜRÜCÜ EĞİTİCİSİ YAZILI SINAVI 29 AĞUSTOS'TA

	Lefkoşa, 2 Ağustos 05 (T.A.K.):-Sürücü Eğiticisi Yazılı Sınavı 29 
Ağustos Pazartesi günü yapılacak.
	Maliye Bakanlığı Sürücü Eğitici Sınav Komisyonu'ndan yapılan 
açıklamaya göre, Motorlu Araçlar ve Yol Trafik Yasası'nın Şöför Okulları 
ile ilgili tüzüğüne göre yapılacak ve saat 10.00'da başlayacak. Sınava 
başvurular 19 Ağustos mesai bitimine kadar Sürüş Ehliyet Müfettişliği-
Kermiya adresine yapılacak.
	Dilekçe ile yapılacak müracaatlara, doğum kayıt belgesi, son mezun 
olunan okulun diploması, karakter belgesi, sağlık kurulu raporu da 
eklenecek. Ayrıca, müracaatçılardan,  eğitici ruhsatı verilmesi için 
başvurduğu araç için en az beş yıllık sürüş ehliyetine sahip olması ve Polis 
Genel Müdürlüğü'nden sürüş ehliyetine el konulmadığını ve ehliyet 
almaktan men edilmediğini gösteren belge de istenecek.
	Sınavın nerede yapılacağı dilekçe sunulduğu gün dilekçe sahibine 
bildirilecek.
	Açıklamaya göre, sınav seçmeli test şeklinde yapılacak ve geçer not 
100 üzerinden 60 olacak.
Sınav konuları ve kullanılacak kaynaklar da şöyle olacak:
	Motor ve araç tekniği; Endüstri meslek liselerinin motor bölümünde 
görülen konuları kapsayacak (yüzde 20 ağırlıklı). 
	Trafik Yasa ve kuralları (yüzde 60 ağırlık) 
	Sağlık bilgisi ve ilk yardım (yüzde 10 ağırlıklı) 
	Çevre (yüzde 10 ağırlıklı).  (ŞEB/MG)

37).	--GÜMRÜK BİRLİĞİ EK PROTOKOLÜ'NÜN İMZALANMASI...
	--TÜRKİYE SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI BİRLİĞİ ÜYESİ KURULUŞ 
          TEMSİLCİLERİ, AK PARTİ İSTANBUL İL MERKEZİ ÖNÜNE 
          SİYAH ÇELENK BIRAKTI

	İstanbul, 2 Ağustos 05 (T.A.K):- Türkiye Sivil Toplum Kuruluşları 
Birliği üyesi kuruluş temsilcileri, Gümrük Birliği Ek Protokolü'nün 
imzalanması nedeniyle AK Parti İstanbul İl Merkezi önüne siyah çelenk 
bıraktı.
	Okmeydanı'ndaki parti il merkezi önünde toplanan yaklaşık 40 
kişilik grup, Türk ve KKTC bayrakları ile "Kıbrıs adak kurbanı değildir", 
"Alındığı bedelle verilir (1571-1974) Kıbrıs=370 bin şehit", "AB uğruna 
İzmir'i ne zaman vereceksiniz?" yazılı dövizler taşıdı.
	"Kıbrıs Türktür Türk kalacak", "Kıbrıs'ı Girit yapmayacağız" 
şeklinde slogan atan gruptakiler, üzerinde "Kıbrıs'ın hesabı sorulacaktır", 
"Bağımsızlık karakterimizdir ya istiklal ya ölüm", "Hedef Kıbrıs Türk 
devletidir" yazılı siyah çelenkler taşıyarak Ak Parti İl Merkezi'nin güvenlik 
güçlerince kapatılan bahçe kapısı önüne geldi.
	Türkiye Sivil Toplum Kuruluşları Birliği Genel Sekreteri Ramazan 
Bakkal, burada yaptığı açıklamada, "Bugün Türkiye'nin 52 ilinde AK Parti 
il merkezlerine sivil toplum kuruluşları tarafından Kıbrıs'ı Rum'un insafına 
terk ettiği için bu protesto eylemleri yapılmaktadır" dedi.
	Kıbrıs Türk Kültür Derneği Başkanı Zehra Bilge Eray tarafından 
okunan basın açıklamasında da "KKTC halkının haklarının gözetilmesinden 
vazgeçilmesinin Ada'da enosisi gerçekleştirmeye ve ikinci bir Girit olayına 
sebep olacağı" savunuldu.
	"Papadopulos'un Cumhurbaşkanı olduğu bir Kıbrıs 
Cumhuriyeti'nin varlığını kabul etmenin, Rumlar'ın Ada'nın bütününe 
yayılması ve Kıbrıs Türkleri'nin azınlık hale gelmesine neden olacağı" ifade 
edilen açıklamada, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin de aralarında bulunduğu 10 
ülkeyle Gümrük Birliği Ek Protokolü'nün imzalanması kınandı.
	"Kıbrıs Türk'ü ve KKTC'nin varlığının pazarlık konusu 
edilemeyeceği" dile getirilen açıklamada, "AK Parti milletvekillerine 
buradan sesleniyoruz. TBMM'den ek protokolün geçişine onay vermeyin. 
Şanlı tarihimize kara leke sürmeyin. KKTC bayrağını yaratan şehitlerimizin 
kemiklerini sızlatmayın" denildi.
	Grup, açıklamanın ardından çelenkleri parti il merkezinin kapısına 
bırakmak istedi. 
	Güvenlik güçlerinin grubun bahçeye girişine izin vermemesi 
üzerine çelenkleri bahçe kapısına bırakan gruptakiler, daha sonra dağıldılar. 
(AA/EMR/MG)
 
38).	-- ALMAN BİRLİK PARTİLERİNİN AVRUPA POLİTİKASI SÖZCÜSÜ HINTZE: 
	  "FISCHER KIBRIS KONUSUNDA KESİN TAVIR TAKINMALI" 
    
	Berlin, 2 Ağustos 05 (T.A.K):- Alman Birlik partilerinin 
(CDU/CSU) federal meclis grubu Avrupa politikası sözcüsü Peter Hintze, 
Dışişleri Bakanı Joschka Fischer'den, Türkiye'nin Kıbrıs Rum kesimini 
tanıması için ortaya kesin tavır koyması çağrısında bulundu. 
	Hintze, bu konuda yaptığı yazılı açıklamada, Fransa Başbakanı 
Dominique de Villepin'in, Türkiye'ye AB üyelik müzakerelerine 
başlamadan önce Kıbrıs Rum kesimini tanıması konusunda açık bir tutum 
sergilediğini belirterek, "Fischer, Kıbrıs konusunda kesin tavır takınmalı" 
ifadesine yer verdi. 
	Alman hükümetinden, Türkiye ile AB üyelik müzakerelerine, tam 
üyelikle birlikte "imtiyazlı ortaklık" seçeneğine de yer vermesi durumunda 
başlanmasını isteyen Hintze, müzakerelerin sadece "ucu açık" değil, aynı 
zamanda her türlü seçeneğe de açık olması gerektiğini savundu. 
(AA/EMR/MG)
 
39).	-- YUNANİSTAN BAŞBAKANI KARAMANLİS'İN 
	  TÜRKİYE ZİYARETİ EKİM AYINDA 

	Atina, 2 Ağustos 05 (T.A.K):- Yunanistan Başbakanı Kostas 
Karamanlis'in Türkiye'ye yapacağı resmi ziyaretin, büyük bir olasılıkla 
ekim ayında olmasının beklendiği öğrenildi. 


	A.A muhabirinin Yunanistan Başbakanlık yetkililerinden edindiği 
bilgiye göre, Türk ve Yunan taraflarının diplomatik kanallar aracılığıyla 
yaptıkları tarih belirleme çalışmaları, ziyaretin ekim ayında gerçekleşmesi 
olasılığını ortaya çıkardı. 
	Atina, daha önce Türk tarafına ziyaret için 22-23 Ağustos 
tarihlerinin Yunan tarafı için uygun olacağını bildirdiğini duyurmuştu. 
	Karamanlis'in yapması planlanan ziyaret, 46 yıl aradan sonra bir 
Yunan başbakanının Türkiye'ye ilk resmi ziyareti olacak. 
	Türkiye'ye başbakan düzeyindeki en son resmi ziyareti Başbakan 
Karamanlis'in amcası Konstantin Karamanlis, dönemin Başbakanı Adnan 
Menderes'in daveti üzerine 1959 yılında yapmıştı. (AA/EMR/MG)

40).	--YKP, TÜRKİYE'NİN İMZALADIĞI EK PROTOKOLÜ DEĞERLENDİRDİ
	
	Lefkoşa, 2 Ağustos 05 (T.A.K.):-Yeni Kıbrıs Partisi, Türkiye'nin 
imzaladığı ek protokolü değerlendirdi. 
	Parti Yürütme Kurulu Sekreteri Rasıh Keskiner tarafından kurul 
adına yapılan açıklamada,
"Türkiye'nin, AB ile gümrük birliğini devam ettirmek ve üyelik 
görüşmelerini başlatmak umuduyla ek protokolü imzalamak zorunda 
olduğu" savunuldu.	
	Kıbrıs'ta tek yolun Kıbrıs Türk ve Rum taraflarının onaylayacağı 
bir anlaşmaya varmak olduğu ifade edilen açıklamada, şöyle denildi: 
	"Bu da Rum hayalcilerin akıllarındaki çözümün gerçekleşmekten 
uzak olduğunu göstermektedir. Türk hayalleri de boştur. Aklı olan, 
Kıbrıslılar arasında çözüm arar." (SEL/MG)

41).	--NECATİ ÖZKAN VAKFI: "MISIRLIZADE KONAĞI MÜZE VE KÜLTÜR
	   MERKEZİ OLSUN" 

Lefkoşa, 2 Ağustos 05 (T.A.K):- Necati Özkan Vakfı Mütevelli 
Heyeti Başkanı Ahmet Necati Özkan, Mısırlızade Konağı'nın Müze ve 
Kültür Merkezi olarak olarak kullanılması talebini yineledi.
Özkan, Vakıflar İdaresi tarafından ihaleye çıkılarak konağın işyeri 
yapılmasına karşı olduklarını basın toplantısıyla hükümete ve kamuoyuna 
duyurduklarını anımsatarak, Vakıflar İdaresi'nin 2001 yılından beridir 
gönderdikleri yazılara cevap vermediği gibi basın toplantısına da cevap 
vermediğini bildirdi. 
	Vakıf Mütevelli Heyeti Başkanı Ahmet Necati Özkan bugün yaptığı 
yazılı açıklamada, söz konusu binanın Kıbrıs Türk tarihindeki önemine 
dikkat çekti. 
	Özkan, bu binanın Dr. Fazıl Küçük Müzesi ve Derviş Paşa Konağı 
gibi turistler tarafından gezilip görülerek ve tarihin yaşatılması sağlanarak 
Kıbrıs Türkü'nün mücadelesini yansıtabileceğini vurguladı.
	Özkan sekiz gün önce yapılan basın toplantısının notlarını ilgili 
bakanlıklar, hükümet ve cumhurbaşkanlığına da gönderdiklerini ancak 
hiçbir yanıt almadıklarını ifade etti. (EMR/MG)                 

42).	--ÖZTOPRAK TÜRK DİLİ KONSORSİYUMU YETKİLİLERİYLE GÖRÜŞTÜ

	Lefkoşa, 2 Ağustos 05 (TAK):-Milli Eğitim ve Kültür Bakanı 
Canan Öztoprak, İngiltere Türk Dili, Kültürü ve Eğitim Konsorsiyumu 
yetkilileriyle görüştü. 
	Konsorsiyum Başkan Yardımcısı Ertuğrul Mehmet, Yönetim 
Kurulu Üyesi Serhat İnanlı ve Londra Eğitim ve Kültür Ataşesi  Mehmet 
Erenler, Eğitim Bakanı Canan Öztoprak'a Londra Türk Dili ve Kültürü 
Okulları ve Okulların sorunları hakkında bilgi verdi, görüş alış-verişinde 
bulundu. 
	Bakanlık Basın Bürosu'ndan verilen bilgiye göre görüşmede, 2005-
2006 ders yılından itibaren İngiltere'de görev yapacak KKTC'den giden 
devlet öğretmenlerine yönelik GCSE kursları, öğretmenlerin görev 
sürelerinin uzatılması, öğretmen sayısının artırılması ve Londra Türk Dili ve 
Kültürü okullarına devam eden Türk çocuklarının eğitim seviyelerinin daha 
yukarılara çekilmesi için nelerin yapılması gerektiği konuları ele alındı. 
	Açıklamada konsorsiyum hakkında şu bilgiler verildi: 

	"İngiltere Türk Dili, Kültürü ve Eğitim Konsorsiyumu, 2003 yılında 
İngiltere'de Türk çocuklarına yönelik Eğitim veren Türk Dili ve Kültürü 
Okullarının bir araya gelerek oluşturdukları bir kuruluştur. 
	Konsorsiyumun kuruluş amaçları, Türk okullardaki çalışmaların 
standartlaştırılması ve okulların tek başlarına yapamadıkları çalışmaları bir 
çatı altında birlikte yapmak ve dışa karşı bir tek seslik yaratmaktır. 
Konsorsiyum, 24 okulun katılımıyla kurulan ve düzenli olarak her ayın ilk 
haftasında üyelerle birlikte toplantılar düzenleyip, eğitim ile ilgili var olan 
sorunlara çözüm arayıp, Türk çocuklarının eğitim seviyelerini daha 
yukarılara çekmek için uğraş vermektedir. Bu çalışmalar, KKTC-TC Eğitim 
ataşeleriyle birlikte yürütülmektedir." (MG)

43).	--NARENCİYE ÜRETİCİLERİ BİRLİĞİ'NDEN EK PROTOKOLÜN
	  İMZALANMASINA TEPKİ

Lefkoşa, 2 Ağustos 05 (T.A.K):-Narenciye Üreticileri Birliği, 
Türkiye'nin ek protokolü  imzalamasına tepki gösterdi ve AKP Hükümetini 
eleştirdi.
Birlik Başkanı Hasan Özerdem, bugün yaptığı yazılı açıklamada, 
"Türkiye'de AKP hükümeti dışındaki tüm organların ek protokolün 
imzalanmasına karşı olduğunu" iddia etti.  Özerdem,  ek protokolü 
imzalamasıyla "ulusal Kıbrıs davasını hançerlediğini" ileri sürdü. 
Özerdem, "Ek protokolün imzalanmasıyla TC ile KKTC arasındaki 
ilişkiler anormalleşirken, Rumlarla normalleşmektedir" görüşünü savundu. 
Özerdem şunları kaydetti:  
"AKP  hükümetinin Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanımadığına dair 
deklarasyonu, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bizzat yer aldığı protokolün kendisine 
attığı imzayı, hukuken ortadan kaldırıyor mu? 
Türkiye bu imzayla müzakerelere başlamak için yükümlülüğünü 
yerine getirmiş sayılacak mı? Yoksa AB uğruna verilen tavizler karşılığında  
elde edilen hiçbir siyasi kazanç yokken, elden giden ulusal  Kıbrıs davası mı 
olacak?" (EMR/MG)
   
44).	-- CUMHURBAŞKANI TALAT ANKARA'DA... 
	-- TALAT, GENELKURMAY BAŞKANI ORGENERAL ÖZKÖK'Ü ZİYARET ETTİ 
 
	Ankara, 2 Ağustos 05 (T.A.K):- Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, 
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ü ziyaret etti. 
	Talat, Genelkurmay Başkanlığı karargahına gelişinde Orgeneral 
Özkök tarafından askeri törenle karşılandı. Görüşme, Talat'ın Genelkurmay 
Başkanlığı özel defterini imzalamasının ardından basına kapalı olarak 
gerçekleşti. (AA/EMR/MG)
 
45).	-- IRAK'TA 7 AMERİKALI ASKER ÖLDÜRÜLDÜ 
    
	Bağdat, 2 Ağustos 05 (T.A.K):- Irak'ta meydana gelen çatışma ve 
intihar saldırısında, 7 Amerikalı asker öldürüldü. 
	Amerikan ordusundan yapılan açıklamada, başkent Bağdat'ın 220 
kilometre kuzeybatısında Fırat nehri kıyısındaki Haditha bölgesinde dün 
çıkan çatışmada, 6 Amerikan deniz piyadesinin öldürüldüğü belirtildi. 
Konuyla ilgili ayrıntı verilmezken, direnişçiler dağıttıkları bildiride, 
Haditha'da 10 Amerikalı askeri öldürdüklerini ve bazı silahlarını ele 
geçirdiklerini iddia ettiler. 
	Bağdat'ın 140 kilometre batısındaki Hit bölgesinde de bir intihar 
bombacısının Amerikan güçlerine düzenlediği saldırıda bir askerin öldüğü 
bildirildi. 
	Irak savaşının başladığı Mart 2003'den bu yana bu ülkede meydana 
gelen çatışmalarda ve intihar saldırılarında, 1,790'dan fazla Amerikan askeri 
öldürüldü. (AA/EMR/MG)
 
46).	-- DENKTAŞ'IN BAKÜ ZİYARETİ 
    
	Bakü, 2 Ağustos 05 (T.A.K):- Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar 
Memmedyarov,                           1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın 
Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş ile birlikte yapacağı Bakü 

ziyaretinin özel bir amaç taşıdığını belirterek, bu konuda Yunanların endişe 
duymalarını anlamadıklarını söyledi. 
	Azerbaycan'da yayınlanan Ekspress gazetesine yaptığı açıklamada, 
Denktaş'ın ziyaretinin yanı sıra Bakü ile KKTC arasında doğrudan uçak 
seferleri başlatılması, işadamlarının KKTC'ye gitmesi gibi gelişmelerin özel 
girişimler olduğunu ifade eden Memmedyarov, bu gelişmelerin endişeyle 
karşılanmasına anlam veremediklerini vurguladı.
	Memmedyarov, siyasi bir adım atmadıkları belirterek, şunları 
söyledi: 
	"Konu, sadece işadamlarının karşılıklı ilişkiler kurmalarıdır. Bu 
işbirliği, KKTC'nin uluslararası platformlardan tecrit edilmesine son 
verilmesini içeren ilgili BM kararnamesi doğrultusunda yapılmıştır. Siyasi 
bir amaç aramaya gerek yok." (AA/EMR/MG)

47). 	-- İRAN'DA SUİKAST 
	-- MUHALİF GAZETECİNİN DAVASINA BAKAN YARGIÇ ÖLDÜRÜLDÜ 

	Tahran, 2 Ağustos 05 (T.A.K):- İran'da halen hastanede açlık grevi 
yapan Ekber Genci'nin davasına bakan yargıç öldürüldü. 
	İran Yargı Erki Sözcüsü Cemal Kerimirad, Yargıç Mesud 
Mukaddes'in Tahran'ın merkezinde mahkeme binasından çıkarken bir kişi 
tarafından vurularak öldürüldüğünü söyledi. (AA/EMR/MG)

48). 	--GÜMRÜK BİRLİĞİ EK PROTOKOLÜ...
	--AK PARTİ GRUP BAŞKANVEKİLİ KAPUSUZ:  "HÜKÜMETİMİZİN, KARAR 
          VERMESİ HALİNDE PROTOKOLÜN TBMM'DE GÖRÜŞÜLMESİ İÇİN    
          OLAĞANÜSTÜ TOPLANTI  YAPILMASI MÜMKÜN OLABİLİR"
	--EK PROTOKOL, AÇIK OLARAK YAPILACAK OYLAMADA TOPLANTIYA 
          KATILAN MİLLETVEKİLLERİNİN BİR FAZLASININ OYUYLA KABUL YA DA  
          REDDEDİLECEK

	Ankara, 2 Ağustos 05 (T.A.K):- AK Parti Grup Başkanvekili Salih 
Kapusuz, "Hükümetimizin, partimizin bir karar vermesi halinde protokolün 
TBMM'de görüşülmesi için olağanüstü toplantı yapılması mümkün olabilir" 
dedi.
	Kapusuz, AA muhabirinin, TBMM'nin, Gümrük Birliği anlaşmasını 
Rum Kesimi de dahil 10 yeni AB üyesini kapsayacak şekilde genişletecek 
ek protokolü görüşmek üzere olağanüstü toplanması konusundaki sorusu 
üzerine şunları söyledi:
	"Hükümetimizin, partimizin bir karar vermesi halinde protokolün 
TBMM'de görüşülmesi için olağanüstü toplantı yapılması mümkün olabilir. 
Ancak bu karar verilmiş bir durum değildir. Okullarımız zaten 12 Eylül 
itibarı için açılıyor. Milletvekillerimizin bir çoğu  bu vesile ile Ankara'ya 
dönmüş olacaklardır. Böyle bir düşünce, böyle bir eylem, böyle bir karar 
verilecek olursa bunun için o dönemde toplanır ve gereği yapılır. Bugün için 
böyle bir kararımız yoktur."
--NASIL GÖRÜŞÜLECEK?--
	Ek Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna İlişkin Yasa 
Tasarısı, öncelikle TBMM Dışişleri Komisyonu'nda ele alınacak. 23 üyeli 
Dışişleri Komisyonu'nda katılanların kabulü durumunda yasa tasarısı, 
TBMM Genel Kurulu gündemine gelecek. Diğer yasa tasarı ve tekliflerinin 
görüşülme usulü ile ele alınacak tasarının önce maddelerine geçilmesi, 
ardından maddeleri, son olarak da tümü oylanacak. Tasarının kabulü için 
açık olarak yapılacak oylamada, toplantı yeter sayısının bulunması, 138 olan 
karar yeter sayısının sağlanması koşuluyla toplantıya katılanlarının bir 
fazlasının oyu yeterli sayılacak. (AA/EMR/MG)

49). 	-- TALİBAN, CASUSLUKLA SUÇLADIĞI 3 KİŞİYİ, BAŞINI KESEREK ÖLDÜRDÜ

	Kandahar, 2 Ağustos 05 (T.A.K):- Afganistan'daki Taliban örgütü,  
casusluk yaptıkları gerekçesiyle, Gazne'de 3 kişiyi başını keserek 
öldürdüğünü açıkladı.
	Taliban sözcüsü Abdüllatif Hakimi, yaşları 30 ile 35 arasında 
değişen 3 Afganın, ABD adına casusluk yaptıklarını ileri sürdü.

	Sözcü, "infazların, Amerikalılar için istihbarat sağlayanlara ders 
olması gerektiğini" söyledi. 
	Amerikan kuvvetlerinin 2001 yılı sonlarında Afganistan'a 
girmesiyle, özellikle ülkenin güneyi ve doğusunda ABD ve Afgan 
yönetimine karşı direnen Taliban, bugüne kadar birçok kişiyi, ABD için 
casusluk yaptıkları gerekçesiyle asarak ve başını keserek öldürdü. 
(AA/EMR/MG)
	
50).	--FRANSA BAŞBAKANI DE VILLEPIN'İN AÇIKLAMASI... 
	--YUNANİSTAN DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI SÖZCÜSÜ KUMUÇAKOS: 
	  "ADAY BİR ÜLKENİN BİR AB ÜYESİNİ TANIMAMASI KURUMSAL BİR              
          ÇELİŞKİDİR" 

	Atina, 2 Ağustos 05 (T.A.K):- Yunanistan Dışişleri Bakanlığı 
sözcüsü Yorgo Kumuçakos, "aday bir ülkenin bir AB üyesini 
tanımamasının Avrupa gerçeğine yabancı, kurumsal ve garip bir çelişki 
oluşturduğunu" söyledi. 
	Kumuçakos, Fransa Başbakanı Dominique de Villepin'in yaptığı 
"Türkiye'nin Kıbrıs'ı (Rum) tanımaması halinde, AB ile müzakerelerin 
düşünülemeyeceği" yönündeki açıklamasına ilişkin yazılı bir açıklama 
yaptı. 
	De Villepin'in açıklamasının "özel bir önem" taşıdığını kaydeden 
Kumuçakos, "Türkiye'nin içinde bulunmayı kendi seçtiği bu çelişkili 
durumun bir an önce ortadan kaldırılması gerektiğini defalarca söyledik. Bu 
noktadaki tutumumuzda net ve ısrarlıyız" dedi. 
	Atina'nın, Türkiye ile üyelik müzakerelerine başlanmasına ilişkin 
kararın alınacağı AB kurumlarında yapılacak değerlendirmelerde bu konuda 
son tutumunu alacağını belirten Kumuçakos, "Aynı zamanda Türkiye'nin 
Avrupa perspektifini destekleyen tutumumuzu koruyoruz.  Fakat, bu 
perspektif, AB'nin prensipleri, değerleri ve kuralları çerçevesinde 
gelişmelidir" diye konuştu. (AA/EMR/MG)

51).	-- AB'DE İŞSİZLİK ORANI YÜZDE 8.8... 
    
	Brüksel, 2 Ağustos 05 (T.A.K):- Avrupa Birliği (AB) üyesi 25 
ülkede işsizlik oranı ortalamasının yüzde 8.8 olduğu bildirildi. 
	AB istatistik kurumu Eurostat tarafından açıklanan verilere göre, 12 
üye ülkeden oluşan euro alanında işsizlik ortalaması da yüzde 8.7 olarak 
belirlendi. 
	Eurostat'ın son verilerine göre, temmuz ayı itibarıyle AB 
ülkelerinde işsizlik oranları şöyle: 
	"İrlanda yüzde 4.3, İngiltere yüzde 4.7, Danimarka yüzde 4.8,  
Hollanda yüzde 4.8, Avusturya yüzde 5.1, Lüksemburg yüzde 5.4, Kıbrıs 
Rum kesimi yüzde 5.4, Slovenya yüzde 5.9, İsveç yüzde 6.3, Macaristan 
yüzde 6.3, Malta yüzde 6.8, Portekiz yüzde 7.1, İtalya yüzde 7.8, Çek 
Cumhuriyeti yüzde 7.8, Estonya yüzde 7.8, Belçika yüzde 8.1, Litvanya 
yüzde 8.1, Finlandiya yüzde 8.2, Letonya yüzde 9, Almanya yüzde 9.5, 
Fransa yüzde 9.7, İspanya yüzde 9.8, Yunanistan yüzde 9.9, Slovakya yüzde 
15.4, Polonya yüzde 17.6." 
	Verilere göre, temmuz ayında euro alanında 12.7 milyon, tüm 
AB'de ise 19 milyon işsiz bulunuyor. 
	Eurostat, aynı dönemde işsizlik oranının ABD'de yüzde 5, 
Japonya'da yüzde 4.2 olduğunu bildirdi. (AA/EMR/MG)

52). 	-- GÜL, DE VİLLEPİN'İN AÇIKLAMASINI DEĞERLENDİRDİ   
    
	Riyad, 2 Ağustos 05 (T.A.K):- Türkiye Dışişleri Bakanı ve 
Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Suudi Arabistan Kralı Fahd'ın cenaze 
törenine katılmak için gittiği Riyad'da Fransa Başbakanı Dominique de 
Villepin'in açıklamalarını değerlendirdi. 
	Gül, şunları kaydetti: 
	"Fransa Başbakanı de Villepin'in söz konusu demeci hangi 
çerçevede verdiğini ve tam olarak neleri kastettiğini bu aşamada 
değerlendirebilecek durumda değilim. Fransa'nın AB sürecine desteğinin 
devamını bekliyoruz. Türkiye, bütün yükümlülüklerini yerine getirmiştir. 
Şimdi AB'nin de 


ahde vefa ilkesi doğrultusunda 17 aralıkta aldığı ve altında bütün AB 
üyelerinin imzası bulunan karar uyarınca, müzakereleri 3 ekimde 
başlatmasını bekliyoruz." 
	Fransa Başbakanı Dominique de Villepin, "Türkiye'nin Kıbrıs'ı 
tanımaması halinde, AB ile müzakerelerin düşünülemeyeceğini" söylemişti. 
(AA/EMR/MG)

53).	-- SUUDİ ARABİSTAN KRALI FAHD TOPRAĞA VERİLDİ 
    
	Riyad, 2 Ağustos 05 (T.A.K):- Suudi Arabistan'ın dün olan Kralı 
Fahd, bugün düzenlenen törenden sonra toprağa verildi. 
	Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da düzenlenen törende, Kral 
Fahd'ın naaşı, İmam Türki Bin Abdullah Camisi'nde kılınan cenaze 
namazının ardından mezarlığa götürüldü. 
	Kral Fahd da, eski Suudi Arabistan kralları gibi, herhangi bir işaret 
taşımayan bir mezara gömüldü. 
	Cenaze töreni 84 yaşındaki Kral Fahd'ın dün hayatını kaybettiği 
Kral Faysal Özel Hastanesi'nde başladı. Cenaze namazında, yeni Kral 
Abdullah Bin Abdülaziz ile çok sayıda Suudi ve Arap devlet adamı hazır 
bulundu. 
	Naaşın defnedilmesinden sonra Kral Abdullah, bazı yabancı ve 
Suudi liderlerin taziyelerini kabul etti. Kral Fahd'ın yoğun güvenlik 
önlemlerinin alındığı cenaze törenine binlerce kişi katıldı. 
	Türkiye'yi Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah 
Gül'ün temsil ettiği tören için Riyad'a gelen yabancı liderler arasında 
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü 
Mübarek, Cezayir Devlet Başkanı Abdülaziz Buteflika, Ürdün Kralı 
Abdullah, Yemen Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih, Suriye Devlet 
Başkanı Beşşar Essad, Tunus Devlet Başkanı Zeynel Abidin Bin Ali,  
Lübnan Devlet Başkanı Emil Lahud, Arap Birliği Genel Sekreteri Amr 
Musa, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Halife Bin Zeyd El 
Nahayan, İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Arif, 
Irak Devlet Başkanı Celal Talabani, Irak Başbakanı İbrahim Caferi, Fas 
Prensi Raşid ve Umman Sultanı Kabus bulunuyor. 
	Bugünkü cenaze törenine gayrimüslimlerin alınmadığı, yarın 
aralarında İngiltere Prensi Charles ve Fransa Cumhurbaşkanı Jacques 
Chirac'ın da bulunduğu Batılı devlet adamlarının Suudi Arabistan'ın yeni 
Kralı Abdullah'a taziyelerini sunacağı bildirildi. 
--CHENEY, TAZİYELERİNİ SUNMAK ÜZERE RİYAD'A GİDİYOR--
	Kral Fahd'ın ölümü üzerine bu ülkeye giderek taziyelerini sunacak 
ABD delegasyonuna, Başkan Yardımcısı Dick Cheney'in başkanlık edeceği 
bildirildi. 
	Beyaz Saray sözcüsü Scott McClellan, Cheney başkanlığındaki  
delegasyonun Riyad'a giderek başsağlığı dileğinde bulunacağını söyledi. 
(AA/EMR/MG)

54).	--BİRİKMİŞ KAMU ALACAKLARININ KABULÜNE BAŞLANDI

	Lefkoşa, 2 Ağustos 05 (T.A.K.):-Gelir ve Vergi Dairesi, yürürlüğe 
giren Birikmiş Kamu Alacaklarının Tahsili (Geçici Kurallar) Yasası 
kapsamındaki birikmiş kamu alacaklarının kabulüne başlandığını açıkladı.
	Gelir ve Vergi Dairesi Müdürü Taney Aşçıoğulları yayımladığı 
açıklamada, yükümlülerin yasa kurallarından gecikmeden yararlanmalarını 
istedi. Aşçıoğulları açıklamasında şöyle dedi: 
	"36/2005 sayı ile resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 
Birikmiş Kamu Alacaklarının Tahsili (Geçici Kurallar) Yasası kapsamına 
giren ve birikmiş kamu alacakları bulunan yükümlülerin yasanın 6'ncı 
maddesi uyarınca bağlı bulundukları Gelir ve Vergi Dairesi şubelerine 
başvurularının kabulüne başlanmıştır.
	Vadesi geldiği halde ödenmeyen veya kısmen ödenen birikmiş 
kamu alacaklarına ilişkin ana paraların tümünün, müracaat tarihine kadar 
birikmiş gecikme zamlarının yüzde 20'sinin ödenmesi koşulu ile gecikme 
zamlarının yüzde 80'inin ve vergi cezalarının tahsilinden vazgeçilecektir.
	Birikmiş Kamu Alacaklarının Tahsili (Geçici Kurallar) Yasası'ndan 
yararlanmak amacıyla başvuran yükümlülerin kamu alacağına ilişkin ana 
paranın yüzde 10'unu başvuru esnasında peşin ve bakiye ana para ile 
gecikme zamlarının yüzde 20'sini taksitler halinde ödemeleri koşuldur. 
Taksitler kamu alacağının miktarı dikkate alınarak Alacaklı Kamu İdaresi 
tarafından belirlenecektir.

	Bu yasa kurallarından yararlanmak isteyen yükümlülerin daha fazla 
gecikme zammına muhatap olmamaları için en erken zamanda bağlı 
bulundukları Gelir ve Vergi Dairesi şubelerine başvurmaları 
gerekmektedir." (ŞEB/MG)

55).	--CUMHURBAŞKANI TALAT, ANKARA'DA...
	--TALAT, ERDOĞAN İLE BİR ARAYA GELDİ
	--ERDOĞAN: "BUGÜNE KADAR NASIL KKTC'DEKİ KARDEŞLERİMİZLE ET VE 
	  TIRNAK GİBİ OLDUYSAK, BUNDAN SONRA DA AYNI ANLAYIŞLA BİR VE  
          BERABER AYDINLIK YARINLARA AYNI KARARLILIKLA YÜRÜYECEĞİZ"
	--TALAT: "TÜRKİYE'NİN KIBRISLI TÜRKLERE, KKTC'YE VERDİĞİ DESTEK, 
          VAADİN ÖTESİNDE BİR GERÇEKTİR"

	Ankara, 2 Ağustos 05 (T.A.K):- Türkiye Başbakanı Recep Tayyip 
Erdoğan, "Bugüne kadar nasıl KKTC'deki kardeşlerimizle et ve tırnak gibi 
olduysak, bundan sonra da aynı anlayışla bir ve beraber aydınlık yarınlara 
aynı kararlılıkla yürüyeceğiz" dedi.
	Resmi ziyaret için Ankara'da bulunan Cumhurbaşkanı Mehmet Ali 
Talat, Başbakanlık resmi konutunda Başbakan Erdoğan ile bir araya geldi.
	Görüşmeden önce gazetecilere açıklama yapan Erdoğan, KKTC'nin 
vermekte olduğu demokratik mücadelesinde sonuna kadar yanlarında 
olduklarını ve olmaya da devam edeceklerini belirtti.
	"İnanıyorum ki eninde sonunda hak tecelli edecektir" diyen 
Erdoğan, şu ana kadar ki gelişmelerin olumlu istikamette olduğunu 
düşündüklerini ve her platformda Türk tarafının görüşlerini ortaya 
koyduklarını kaydetti.
	Başbakan Erdoğan, "KKTC, 24 Nisan referandumunda uluslararası 
diplomaside çok kararlı ve dürüst bir adım atmış, gerek BM, gerek AB üyesi 
ülkelere aslında (diplomaside dürüstlük nedir) göstermiştir" diye konuştu.
	KKTC'nin Annan Planı'na yüzde 65 oyla "evet" dediğine ve Güney 
Kıbrıs'ın "hayır" dediği halde AB'ye kabul edildiğine dikkati çeken 
Erdoğan, "Dolayısıyla sözünü yerine getirenlerle getirmeyenler ortadadır. 
Biz bundan sonraki süreci bu çerçeve içinde değerlendiriyoruz. Bu çerçeve 
içerisinde de bu süreci garantör bir ülke olarak KKTC'nin yanında olarak 
devam ettireceğiz" dedi.
--TALAT: "DESTEK VAAT DEĞİL, GERÇEK"--
	Cumhurbaşkanı Talat da, açıklamasında, Türkiye'nin Kıbrıslı 
Türklere verdiği desteğin, "vaadin ötesinde bir gerçek" olduğunu söyledi.
	Talat, "Türkiye'nin Kıbrıslı Türklere, KKTC'ye verdiği destek, 
vaadin ötesinde bir gerçektir, göz önündedir, herkes görmektedir, 
bilmektedir. Bu bağlamda, biz de bu desteğin çok önemli olduğunun bilinci 
içinde hareket ediyoruz" diye konuştu.
	Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in resmi davetiyle Türkiye'ye 
geldiğini ve bugün Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral 
Hilmi Özkök ile görüştüğünü belirten Talat, "Bu, Türkiye'nin en üst 
düzeyde verdiği desteğin göstergesidir. Kendilerine teşekkür ediyorum" 
dedi.
	Talat, sözlerine şöyle devam etti:
	"Biz barışçı bir toplumuz. Barışçı bir halkız, bunu birçok vesileyle 
kanıtladık. Referandumda kanıtladık. Arka arkaya seçimlerde kanıtladık. 
Demokratik bir şekilde Kıbrıs'ta kimsenin burnu kanamadan, başka 
ülkelerde çoğu zaman kan dökülerek gerçekleşen dönüşümleri sağladık. Bu 
bakımdan demokrasimizin, tabii Türkiye'nin bu konudaki desteğini hiç 
inkar etmeden, daha ileriye götürülebilmesi için çalışacağız. Aynı şekilde 
ekonomimizin gelişebilmesi, daha güçlü bir ekonomiye sahip olabilmek, 
gelecekte yapılacak çözüm formüllerinde ekonomimizin güçlü olarak yer 
alabilmesi için elimizden gelen bütün gayreti göstereceğiz."
	Bu gayrette Türkiye'nin her zaman olduğu gibi yine desteğini 
isteyeceklerini kaydeden Talat, "Bu desteğin yine bizimle olacağını 
biliyoruz. Hem kötü günümüzde, hem iyi günümüzde bu desteği 
hissediyoruz. Bundan da büyük bir rahatlık, mutluluk duyuyoruz" diye 
konuştu. 
	Görüşmeye Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif 
Şener, Başbakan ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş ve diğer yetkililer 
katıldı. (AA/EMR/MG)


56).	-- AB KOMİSYONU'NDAN FRANSA BAŞBAKANI DE VILLEPEN'E TEPKİ... 

	Brüksel, 2 Ağustos 05 (T.A.K):- AB Komisyonu, Fransa Başbakanı 
Dominique de Villepin'in Türkiye ve Kıbrıs konusunda yaptığı 
değerlendirmeyle mutabık olmadığını açıkladı. 
	AB Komisyonu sözcüsü Amadeu Altafaj, de Villepin'in 
"Türkiye'nin Kıbrıs'ı tanımaması halinde, AB ile müzakerelerin 
düşünülemeyeceği" yolundaki açıklamasını değerlendirirken, "Kıbrıs 
Cumhuriyeti'nin tanınması meselesinin" çözüm yerinin AB değil, BM 
olduğunu, bu konunun 3 Ekim'de Türkiye'nin tam üyelik müzakerelerinin 
başlaması için bir önkoşul oluşturmadığını açıkladı. 
	Tanıma konusunun, Türkiye'nin AB'ye katılım müzakereleri 
paralelinde, fakat AB değil, BM çerçevesinde bir süreç içinde yer aldığını 
ifade eden Altafaj, "sunulan Müzakere Çerçeve Belgesi'nde açıkça 
belirtildiği gibi", "katılım müzakerelerindeki ilerlemelerin, Kıbrıs 
Cumhuriyeti'nin tanınmasına ilişkin olarak BM çerçevesinde kaydedilecek 
ilerlemelerle bağlantılı görüleceğini" söyledi. 
	Sözcü, Ankara Antlaşması ek protokolünün Türkiye tarafından 
imzalanmasının ardından, tam üyelik müzakerelerinin başlamasına ilişkin 
tüm koşulların yerine geldiğini tekrarlayarak, AB Konseyi'nin, Müzakere 
Çerçeve Belgesi'ni onaylaması gerektiğini hatırlattı. 
	Amadeu Altafaj, 1-2 Eylül'de, İngiltere'de, dışişleri bakanları 
düzeyinde toplanacak olan AB Konseyi'nden bu onayın çıkmasının, "3 
Ekim'de müzakerelerin başlamasından önceki son siyasi adım" olacağını 
ifade etti ve "AB üyesi devletler, başlatılan süreci ilerletme veya frenleme 
açısından siyasi sorumluluklarını üstlenmelidirler. Bu, üye devletlerin her 
birinin hükümran kararı olacaktır" dedi. (AA/EMR/MG)

57).	--UBP PARTİ MECLİSİ TOPLANDI
	--UBP GENEL BAŞKANI EROĞLU: "EK PROTOKOLÜN İMZALANMASI DOLAYLI 
          DA OLSA TANIMA ANLAMINA GELİR"
	--"PROTOKOL KIBRIS TÜRKLERİ İÇİN SİYASİ VE EKONOMİK OLUMSUZLUKLARI
          BERABERİNDE GETİRECEK"

	Lefkoşa, 2 Ağustos 05 (T.A.K.):-Ana Muhalefet Ulusal Birlik 
Partisi Genel Başkanı Derviş Eroğlu, Gümrük Birliği Ek Protokolü'nün TC 
Hükümeti'nce imzalanmasının, Rum Yönetimi'nin Ankara tarafından 
dolaylı da olsa "Kıbrıs Cumhuriyeti" olarak tanınması anlamı taşıdığını 
söyledi.	
	Ek protokolün imzalanmasının, Kıbrıs Türkleri açısından siyasi ve 
ekonomik yönden bazı ciddi olumsuzlukları beraberinde getireceğini ifade 
eden Ana muhalefet partisi lideri Eroğlu, "Siyasi ve ekonomik yönü dikkate 
alındığı zaman, bu ek protokolla başı ağrıyacak olan taraf yine Kıbrıs Türkü 
olacak, bir de Güney’in Türkiye tarafından tanınması, tanınmaması 
tartışmaları tabii ki devam edecek" dedi.
	Kıbrıs'ta kalıcı ve yaşayabilir bir anlaşmanın ancak Kuzey Kıbrıs 
Türk Cumhuriyeti'nin tanınmasıyla mümkün olabileceğini söyleyen Derviş 
Eroğlu, "Biz yıllardan beri tanınmış bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 
bir anlaşmaya engel olmadığını söylüyoruz. Yani KKTC’nin tanınmasından 
başka alternatif olmadığını, ancak bu devlete sahip çıkıp, tanıtırsak bizi de 
tatmin edecek bir anlaşmaya varılabileceğini, varılmasa da KKTC olarak 
devam edebileceğimizi görüyoruz" şeklinde konuştu. 
	Eroğlu, siyasi partilere ve halka ulusal Kıbrıs davasında birlik-
beraberlik çağrısında da bulundu.
	UBP Parti Meclisi, Kıbrıs konusuna ilişkin son gelişmeleri 
değerlendirmek amacıyla bugün öğleden sonra saat 16.30'da parti Genel 
Merkez Binası'nda toplandı.
--"DURUM KRİTİK..."--
	“Kıbrıs konusundaki son gelişmeler, mülkiyet davaları, Gümrük 
Birliği Ek Protokolü'nün TC Hükümeti tarafından imzalanması, UBP Genel 
Başkanı Derviş Eroğlu'nun Ankara ziyaretiyle ilgili bilgi vermesi, partisel 
çalışmalar ve öneriler” gündemiyle gerçekleştirilen toplantının basına açık 
bölümünde meclis üyelerine hitap ederek, Kıbrıs konusuna ilişkin son 
gelişmeleri değerlendiren UBP Genel Başkanı Eroğlu, kritik günlerden 
geçilmekte olduğuna dikkat çekti. Eroğlu, "Hakikaten kritik günlerden 
geçiyoruz. Durum kritik" dedi.

	Gümrük Birliği Ek Protokolü'nün hafta sonunda TC Hükümeti'nce 
imzalandığına işaret eden Eroğlu, "Ek protokolün imzalanmasıyla doğması 
muhtemel sıkıntı yaratacak sonuçlar aylardan beri tartışılmaktadır ve biz 
UBP olarak ek protokolün imzalanmasıyla ortaya çıkacak sorunlardan 
duyduğumuz endişeleri aktarabilmek için Ankara ziyaretini yaptık... Bizim 
UBP olarak Kıbrıs politikası ve ek protokolla ilgili ortaya koyduğumuz 
endişelerin Ankara’daki siyasi partiler tarafından da paylaşıldığını görmek 
bizi memnun etmiştir. Ama maalesef  bu ek protokol imzalanmıştır ve ek 
protokolün imzalanmasıyla doğması muhtemel sorunları, sıkıntılarla hep 
birlikte tabii ki göreceğiz" şeklinde konuştu. 
	UBP olarak, ek protokolün imzalanmasıyla ortaya çıkan sorunları 
iki kategoride topladıklarını kaydeden ve bunları "siyasal sonuçlar ve 
ekonomik sonuçlar" olarak tanımlayan Eroğlu, şöyle konuştu:
	"Ankara Anlaşması, yani 1963’te Türkiye’nin o zamanki adı AET 
olan AB ile yapmış olduğu anlaşma, bir ortaklık anlaşmasıydı. Dolayısıyla 
ek protokol ile Türkiye, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'yle ki 'Kıbrıs 
Cumhuriyeti' olarak geçiyor,  ortaklık anlaşması imzalamış oldu. 
Dolayısıyla, hem ortak olacaksınız, hem tanımayabileceksiniz, bunu 
dünyaya kabul ettirmeniz mümkün değil. Dolayısıyla, bizim başından beri 
söylediğimiz 'ek protokolün imzalanması dolaylı da olsa tanıma anlamına 
gelir' sözlerimizin doğru olduğu bugün birçok kişi tarafından teslim 
edilmektedir. 
	Bir kere ek protokole, Türkiye’nin deklarasyondaki itirazları 
kaydedilmiş olsaydı, ek protokol ile birlikte itirazları da birinci lütuf olurdu, 
fakat onu kabullendiremediler. Avrupa Konseyi bunu reddettiği için ayrı bir 
deklarasyon yayınlanmıştır.
	Şimdi hükümet bu deklarasyonu, ek protokol ile birlikte ve ek 
protokolün ön yazısıyla birlikte üç başlık altında Türkiye Büyük Millet 
Meclisi’ne getirip onaylatma düşüncesindedir. Olur mu, olmaz mı? Bu 
konuda da atılması gereken adımlar vardır ve özellikle UBP’ye düşen 
görevler vardır..." 
	Ek protokolün imzalanmasının, siyasi ve ekonomik yönden bazı 
ciddi olumsuzlukları da beraberinde getireceğini ifade eden UBP Genel 
Başkanı Eroğlu, bu olumsuzlukları sıralarken şöyle dedi: 
	"Ek protokolün imzalanmasıyla, Kuzey Kıbrıs Türk 
Cumhuriyeti’nin Türkiye tarafından tanınması ve, 1959-1960 Garanti ve 
İttifak Anlaşmaları sorgulanabilir. Türkiye’nin buradaki askeri varlığı 
sorgulanabilir. Yani peş peşe birçok sorunları gündeme getirecek, tartışma 
konusu yaptıracak ve sonunda hem bizim hem Türkiye’nin başını ağrıtacak 
sonuçlar doğabilir... 
	Bu protokolün imzalanması, tabii ekonomik olarak da bir takım 
olumsuzlukları beraberinde  getirecektir. 
	Neticede artık Türkiye ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Gümrük 
Birliği ilişkisi içinde olacaktır. Biz Güney Kıbrıs Rum Yönetimi  diyoruz 
ama AB'daki kayıtlarda öyle geçmiyor, 'Kıbrıs Cumhuriyeti' olarak geçiyor 
ve Avrupa Birliği’ne göre de 'Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümeti', Kuzey’de 
etkisi azaltılmış olarak ifade ediliyor, ama Kuzey Kıbrıs da 'Kıbrıs 
Cumhuriyeti' toprağı olarak görülüyor maalesef. Dolayısıyla ekonomik 
olarak da Gümrük Birliği içerisinde oldukları dikkate alınırsa, direkt ticaret 
de Türkiye ile yapılacağına göre demek ki ekonomik sorunların doğması 
muhtemel ve bu sorunları göğüslemek de mümkün değil... 
	Yani siyasi yönü ve ekonomik yönü dikkate alındığı zaman, bu ek 
protokol ile başı ağrıyacak olan taraf yine Kıbrıs Türk’ü olacak, bir de 
Güney’in Türkiye tarafından tanınması, tanınmaması tartışmaları tabii ki 
devam edecek..."
--"TESLİMİYETÇİLİKTEN KURTULMAK..."--
	Gümrük Birliği Ek Protokolü'nün imzalanmasıyla ortaya çıkan 
kritik durumdan kurtulmanın yolunun teslimiyetçi politika izlemekten 
vazgeçmek olduğunu ifade eden ve bu konuda hükümete eleştiriler yönelten 
UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu, şöyle konuştu:
	"Maalesef  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hükümeti teslimiyetçi 
bir politika izlemektedir. Hala birleşik Kıbrıs’tan ve Euro Taksimden 
bahsediyolar.
	Sayın Ferdi Sabit Soyer, Euro taksimden yangından kaçar gibi kaçar 
pozisyonda. Soyer'in 'Euro taksim' dediği, bölünmüş iki toplumun, iki 
idarenin Avrupa Birliği’ne girmesidir ve bundan da son derece korktuğunu 
ifade ediyor. 
	Halbuki bakınız Çekoslovakya'ya... Bize, federasyon konusu 
tartışıldığı zamanlarda dünyanın en iyi işleyen federasyonu olarak 
Çekolovakya gösterilmiştir, ama sonunda Çek ve Slovak olarak iki 

devlete ayrıldılar, ama bugün iki devlet Avrupa Birliği içerisindedir ve 
Avrupa Birliği içerisinde dolaylı olarak birleşmiş gibi görünmektedir. 
	Dolayısıyla böyle bir olaydan, ülkenin Başbakan’ı şiddetle 
korkmaktadır. Bundan daha sakat bir düşünce olamaz, keşke böyle bir 
formül üretilse ve kabullendirilse..." 
--"TANINMIŞ BİR KKTC ANLAŞMAYA ENGEL DEĞİL"--
	Tanınmış bir KKTC'nin adada kalıcı bir anlaşmaya engel 
olmadığını ifade eden Eroğlu, anlaşma için bundan başka alternatif 
görmediklerini ifade ederek, bu konuda şöyle dedi: 
	"Biz yıllardan beri tanınmış bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 
bir anlaşmaya engel olmadığını söylüyoruz ve memnuniyetle ifade etmek 
isterim ki Türkiye’de dokuz siyasi partiyle görüştük, hepsi de UBP’nin 
ortaya koyduğu politikayı benimsemiş durumda. Yani KKTC’nin 
tanınmasından başka alternatif olmadığını, bu devlete sahip çıkıp, tanıtırsak 
ancak bizide tatmin edecek bir anlaşmaya varılabileceğini, varılmasa da 
KKTC olarak devam edebileceğimizi görüyoruz. 
	İşte Çekoslovakya modeli, yani iki ayrı devlet olarak AB’a 
girilebileceği gündeme gelmeye başlamıştır. Hatta bir gazeteci geçen gün 
sayın Abdullah Gül’e bu Çek modeliyle ilgili soru sorduğunda, 'niçin 
olmasın' gibilerinden sözler söylemiştir. Aslında Ak Parti içerisinde de 
tanınmış bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devletine sıcak bakıldığını 
söyleyebilirim... Yalnız tabii ki Türkiye’nin ekonomisi maalesef Avrupa 
Birliği’ne bağlı... Avrupa Birliği’nden onlara göre çıkacak aksi bir ses önce 
borsayı tepe taklak edebilir, ondan sonra ekonomide kabullenemeyecek 
sonuçlar doğurabilir endişesini maalesef taşıyorlar..."
--TÜRKİYE'DEKİ BİRÇOK SİYASİ PARTİ DE ENDİŞELİ--
	Ek protokolün imzalanması konusunun Türkiye'deki siyasi partiler 
tarafından değerlendirilmekte olduğunu ve bu partilerin birçoğunun bu 
konudaki endişelerini ortaya koymakta olduğunu ifade eden Eroğlu, şöyle 
devam etti: 
	"Şimdi aslında ilk defa Türkiye’nin Kıbrıs konusunda bölündüğünü 
gördük. Bu hakikatten bizi endişelendirmektedir ve Kıbrıs’ta ve Türkiye’de 
de ayrıca Kıbrıs Türkü’yle Türkiye Türk’ü arasında arayı açma 
düşüncesinde olanalar, çeşitli beyanatlarla bu ayrılığı daha da genişletmeye 
çalışanlar vardır. Bu konuda da bir psikolojik savaş verilmektedir. 
	Diğer taraftan Rum üzerimize gelmektedir. İşte 25 değişiklik önerisi 
ile müzakere masasına gelebileceklerini, yani uzlaşmazlıktan kurtulmanın 
yollarını, bizim kabul edemeyeceğimiz önerilerle, üzerimize üzerimize 
gelerek sağlamaya çalışmaktadırlar..." 
--"BİRLİK-BERABERLİK ŞART... EYLEM PLANI 
HAZIRLAMALIYIZ"--
	Siyasi partilere ve halka ulusal Kıbrıs davasında birlik-beraberlik 
çağrısında bulunan UBP Genel Başkanı Eroğlu, "Ülkede hakikaten birlik ve 
beraberliğe ihtiyaç vardır" dedi.
	Parti olarak Kıbrıs konusuna ilişkin olumsuz gelişmeleri engellemek 
için eylem planı hazırlayarak uygulamaya koyacaklarını da söyleyen 
Eroğlu, şöyle devam etti: 
	"Bugünkü hükümet teslimiyetçi politika izlemekten başka bir 
düşünce içinde değildir. 'Ben yaparım olur, ben bilirim, benim yaptığımdır 
doğru' düşüncesi içerisinde hareket etmekte ve muhalefetin sözlerini 
ciddiye almaz bir tutum izlemektedir. 
	O bakımdan bize düşen görevler vardır, öncelikle biz birlik ve 
beraberliğimizi mutlaka pekiştirmemiz gerekir, bizim gibi düşünen kurum 
ve kuruluşlarla işbirliğimizi geliştirmemiz gerekir ve bir eylem planı da 
hazırlamamız gerekir. Çalışacağız, eylem planlarımızı da hazırlayacağız, 
çünkü hakikatten durum kritik ve görüldüğü gibi UBP’nin dışında, içi yanan 
ve atılması gereken adımları atabilecek başka bir siyasi parti göremiyoruz... 
Kıbrıs konusunda teslimiyetçi bir politika izlenmektedir. Buna karşı 
UBP’nin bir tavır içerisinde olduğu belli, ama bunu eylemlerle de halkımıza 
anlatmamız gerekir diye düşünüyorum..."
--CTP'YE ELEŞTİRİ--
	CTP'yi Rum partilerle temas kurarken, KKTC'nin ana muhalefet 
partisi konumundaki UBP ile ilişki içine girmekten kaçınmakla suçlayan 
Eroğlu, "Hem Rumun uzlaşmazlığını görüyorsun, hem de onlarla uzlaşmak 
için komiteler kuruyorsun, ama UBP ile kendi ülkenin bir siyasi, köklü bir 
siyasi partisiyle diyalog içerisine girmekten kaçınıyorsun. Kıbrıs konusunda 
işbirliği yapmak, gelmekte olan tehlikeleri ortadan kaldırmak için diyalog 
içerisinde olmaktan kaçınırsınız. Bu bana göre fevkalade yanlış bir durum" 
dedi. 


--"UBP MUHALEFETİNİ YAPIYOR VE YAPACAK"--
	UBP'nin ana muhalefet görevini yapmakta ve ulusal Kıbrıs davasını 
en iyi şekilde savunmakta kararlı olduğunu bildiren Eroğlu, "UBP 
muhalefetini yapıyor ve yapacaktır" dedi ve şöyle devam etti: 	
	"Şehir bazında, köy bazında elbette çalışmalarımıza başlayacağız. 
Önümüzdeki günlerde ilçe başkanlarını ve genel sekreterliği çağırarak bazı 
planlar, programlar yaparak, bu programlar çerçevesinde çalışmaya 
başlayacağız."
--"ÜZERİMİZDE BÜYÜK BİR OYUN OYNANIYOR"--
	KKTC halkı üzerinde büyük bir oyun oynanmakta olduğunu, bu 
oyunun ancak birlik-beraberlik içerisinde olunarak bertaraf edilebileceğini 
vurgulayan Eroğlu, "Üzerimizde büyük bir oyun oynanmaktadır. KKTC 
devletini ortadan kaldırmak, KKTC halkını bölmek ve Rum’a yamalama 
düşüncesiyle çeşitli oyunlar oynanmaktadır" dedi. Eroğlu, bu konuda şunları 
söyledi:	 
	"Bir toplumsal çözülme için üzerimize üzerimize geldiler. Annan 
Planı'nda bunu doruğa çıkardılar. Maalesef toplumsal çözülmeler de 
olmuştur. Bunun arkasından vatandaşlık konusunda bir çözülme olmuştur. 
Bu da bir gerçek. Şimdi üzerimize siyasal çözülmeyi sağlamak için 
gelmektedirler ve tabii ki en son olarak da bunda da başarılı olurlarsa, yani 
ekonomik çözülme, toplumsal toprak ve mülkiyet sorununu ileri boyuta 
taşıma ve Kıbrıs Türkünü bu çözülmeler ile peş peşe sağladıkları 
çözümlerle, kendi devletlerine yamalama. 	
	Bu oyuna gelmemek lazım... Kendi devletinin en üst makamında 
oturan kişiler bile kendi devletine sahip çıkmamaktadırlar. Kalan görev 
UBP’nin omuzlarında kalan görevdir. Bunu da biz en iyi şekilde yapmak 
durumundayız. Bu çözülmeyi ancak eylemleriyle, çalışmasıyla, partisel 
faaliyetleriyle dim dik ayakta durduğunu gösteren bir UBP’yle 
engelleyebiliriz. Bu da bize düşen görevlerin başında gelmektedir. Uzun 
yıllar bu topraklarda bağımsızlığımıza, özgürlüğümüze kavuşmak için 
mücadele vermiş, kurulan devlete sahip çıkmış, bu halkın mutluluğu için, 
refahı için yıllarca özverili bir şekilde çalışmış bir partinin mensupları 
olarak, bizim asli görevimiz muhalefetde de olsak yine bu devlete sahip 
çıkmak, yine halkın beklentilerine müsbet yanıt verecek şekilde faaliyetler 
içerisine girmektir... Bu halkı devletsiz bırakmak, Ruma bağlamak 
düşüncesi içerisinde faaliyet gösterme eylemlerine karşı da dur demesini 
bilmek bizim yine asli görevlerimiz arasındadır..." (FY/SEL/MG)	
								 
FOTOĞRAFLI
    
	-- DÖVİZ KURLARI...
    
	Ankara, 2 Ağustos 05 (T.A.K):- Türkiye Merkez Bankası İdare 
Merkezi tarafından, saat 15.30'da belirlenen gösterge niteliğindeki döviz 
kurları şöyle: 
    .                          DÖVİZ                 
EFEKTİF   
    DÖVİZİN CİNSİ          ALIŞ      SATIŞ        
ALIŞ     SATIŞ 
    ------------------  ---------  ---------   ----
----- ---------   
    1 ABD Doları          1.3181     1.3245      
1.3172    1.3265
    1 Avustralya Doları   1.0061     1.0127      
1.0015    1.0188
    1 Danimarka Kronu    0.21587    0.21693     
0.21572   0.21743    
    1 Avro                1.6105     1.6183      
1.6094    1.6207 
    1 İngiliz Sterlini    2.3351     2.3473      
2.3335    2.3508  
    1 İsviçre Frangı      1.0328     1.0395      
1.0313    1.0411
    1 İsveç Kronu        0.17080    0.17258     
0.17068   0.17298
    1 Kanada Doları       1.0882     1.0931      
1.0842    1.0973
    1 Kuveyt Dinarı       4.4763     4.5353      
4.4092    4.6033  
    1 Norveç Kronu       0.20486    0.20624     
0.20472   0.20671   
    1 Sud. Arb. Riyali   0.35252    0.35316     
0.34988   0.35581
    100 Japon Yeni        1.1811     1.1889      
1.1767    1.1934    
    1 Bulgar Levası                             
0.77352   0.87226
    1 Suriye Lirası                             
0.02018   0.03027
    1 Ürdün Dinarı                               
1.7478    1.9710 
    1 Yeni İsrail Şekeli                        
0.28520   0.29983
    1 Yeni Rumen Leyi                           
0.43444   0.48991 
    100 İran Riyali                             
0.01171   0.01756 
    -----------------------------------------------
--------------- 
	ÇAPRAZ KURLAR 
    -----------------------------------------------
---------------    
    1 ABD Doları                  1.3079 Avustralya 
Doları 
    1 ABD Doları                  6.1057 Danimarka 
Kronu 
    1 ABD Doları                  1.2742 İsviçre 
Frangı 
    1 ABD Doları                  7.6747 İsveç 
Kronu 
    1 ABD Doları                  111.41 Japon Yeni 
    1 ABD Doları                  1.2117 Kanada 
Doları 
    1 ABD Doları                  6.4221 Norveç 
Kronu 
    1 ABD Doları                  3.7504 Suudi 
Arabistan Riyali 
    1 Avro                        1.2218 ABD Doları 
    1 İngiliz Sterlini            1.7722 ABD Doları 
    1 Kuveyt Dinarı               3.4242 ABD Doları 
    -----------------------------------------------
------------- 
	AVRO DÖNÜŞÜM KURLARI 
    -----------------------------------------------
------------- 
    .                            1.95583  Alman 
Markı 
    .                            40.3399  Belçika 
Frangı 
    .                            40.3399  
Lüksemburg Frangı 
    .                            166.386  İspanyol 
Pezatası 
    .                            6.55957  Fransız 
Frangı 
    1 AVRO                      0.787564  İrlanda 
Lirası 
    .                            1936.27  İtalyan 
Lireti 
    .                            2.20371  Hollanda 
Florini 
    .                            13.7603  Avusturya 
Şilini 
    .                            200.482  Portekiz 
Esküdosu 
    .                            5.94573  Fin 
Markkası 
    .                            340.750  Yunan 
Drahmisi   
    -----------------------------------------------
------------ 
    1 Özel Çekme Hakkı (SDR)     1.46032  ABD 
Doları 
    1 Özel Çekme Hakkı (SDR)      1.9342  Yeni Türk 
Lirası (AA/EMR/MG)