DAÜ’DE BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR VE KOLAY PROFESÖRLÜK HAKKINDA RAPOR

Doç. Dr. İbrahim Sezai

Doğu Akdeniz Üniversitesi, Makina Mühendisliği Bölümü

 

 

Üniversitelerin kalitesini belirleyen kıstaslar

Gerek üniversite üst düzey yöneticilerinin gerekse bazı politikacıların zaman zaman yaptığı şu açıklamalara tanık olmaktayız: “Doğu Akdeniz Üniversitesi Türkiye üniversiteleri arasında ilk beşe girmektedir”, veya “ DAÜ bugün Orta Doğu’nun en iyi üniversitelerinden biri konumuna gelmiştir” gibi. Üniversitenin gerçek konumunun ortaya çıkarılması için ciddi çabalar ortaya konmadıkça bu gibi propaganda ve reklam amaçlı iddiaların süreceği anlaşılmaktadır.

Günümüzde üniversitelerin temel iki işlevi vardır: bilimi eğitim yoluyla yaymak ve araştırma yaparak bilimi üretmek. Bilimin üretilmesi sırasında yapılan bilimsel araştırmalar bir üniversitenin düzeyini belirlemede kullanılan en önemli kıstaslardan biridir. Bilimsel araştırma sonunda ortaya çıkan bulgular, periyodik olarak yayınlanan saygın bilimsel dergilerde yayınlanarak, tüm bilim dünyasının bilgisine getirilir. Bir üniversitenin bilimsel araştırma düzeyi, genel olarak, o üniversitede bir yılda yapılan bilimsel yayınların sayısı ile ölçülebilir. Her ne kadar bir üniversitenin bilim ve eğitimdeki gerçek yerini bulabilmek için, o üniversitenin ürettiği yayın sayısının yanı sıra, üniversiteye gelen proje sayısı, öğretim elemanı sayısı, yüksek lisans ve doktora öğrenci sayısı, araştırma, bilgisayar ve laboratuvar altyapısı, kütüphane olanakları, öğrencilere sunduğu sosyal imkanlar gibi birçok etkeni de hesaba katmak gerekiyorsa da, bu faktörler içerisinden yayın sayısı tek başına çoğu zaman belirleyici olabilmektedir. Zaten, bir üniversite yukarıda sıralanan altyapı olanaklarına sahip değilse yüksek bir bilimsel araştırma düzeyini tutturabilmesi olanaksızdır. Bu nedenle yayın sayısı bir üniversitenin sadece bilimsel performansı hakkında bir fikir vermekle kalmaz, o universitenin genel olarak ne kadar ‘iyi’ ve başarılı bir üniversite olduğu konusunda da bir ölçü oluşturur.

Ancak yayınlanan her bilimsel derginin bilimsel değeri ayni değildir. Aşağıda verilen atıf endeksleri uluslarararı düzeyde kabul gören ve bilimsel değeri yüksek olan dergileri tararlar:

1)      Science Citation Index (SCI): Fen bilimleri atıf endeksi. Fen dalında yayınlanmış bilimsel dergileri tarar.

2)      Science Citation Index, Expanded (SCI Expanded): Genişletilmiş fen bilimleri atıf endeksi. SCI’e girmeyen ve impact faktörü daha düşük dergileri de tarar.

3)      Social Science Citation Index (SSCI): Sosyal bilimler atıf endeksi. Sosyal bilimler dalında yayınlanmış dergileri tarar.

4)      Arts and Humanities Citation Index: Sanat ve insani bilimler atıf endeksi. Sanat ve insani bilimler alanlarında yayın yapan dergileri tarar.

 

DAÜ’nün Türkiye Üniversiteleri Arasındaki Yeri

ISI Web of Science veri tabanı kullanılarak yukarıda sıralanan dört atıf endeksine giren tüm dergilerde tarama yapılabilir.  DAÜ’nün bilim dünyasındaki yerini belirleyebilmek için önce Türkiye üniversiteleri arasındaki yerine bakmak gerekir. Tablo 1’de Türkiye üniversitelerinin 2001 ve 2002 yıllarında ürettiği yayınların sayıları verilmektedir. [Bilim Teknik, sayı 829, 8 Şubat, 2003, sayfa 8-10]. Tablodaki rakamlar ISI Web of Science veri tabanı aracılığı ile elde edilmiş olup yukarıda bahsedilen dört atıf endeksi tarafından taranan dergilerdeki makaleleri kapsamaktadır. Tabloya DAÜ de dahil edilmiştir. Bu tablodan da görülebileceği gibi, DAÜ bilimsel makale sıralamasında, Türkiye üniversiteleri arasında 2002 yılında toplam 73 üniversite arasında 53 makale ile 40’ıncı sırada bulunmaktadır. En alt sıralarda yer alan üniversitelerin yeni kurulan vakıf üniversiteleri olduğu göz önünde bulundurulursa devlet üniversiteleri arasında yerimizin pek de iyi olmadığı görülebilir. DAÜ’ nün altında sadece 16 devlet üniversitesi bulunmaktadır. Ancak bu sıralamada öğretim üye sayısının fazla olduğu üniversiteler açık bir avantaja sahiptir. Üniversilerde görevli öğretim üyesi (profesör, doçent ve yardımcı doçent) sayısı ve öğretim üyesi başına düşen yayın sayısı hesaba katılırsa Tablo 2’deki durum ortaya çıkmaktadır [A.g.e.]. DAÜ, tabloda yer alan toplam 53 üniversite arasında, bir yılda öğretim üyesi başına düşen yayın sayısı sıralamasında 36’ıncı sırada bulunmaktadır. DAÜ’de 2002 yılında öğretim üyesi başına 0.19 yayın düşerken birinci sırada yer alan Bilkent üniversitesinde bu rakam 0.69’dur.

 

 

ÜNİVERSİTE

MAKALE SAYISI

 

 

(2002)

(2001)

1

Hacettepe

832

791

2

İstanbul Ü.

603

453

3

Ankara

585

523

4

ODTÜ

468

485

5

İTÜ

449

441

6

Ege

395

271

7

Atatürk

372

160

8

Gazi

361

290

9

Fırat

249

127

10

Dokuzeylül

247

225

11

Çukurova

215

128

12

Selçuk

198

146

13

Marmara

197

139

14

Boğaziçi Ü.

172

175

15

Erciyes

166

124

16

Bilkent

163

168

17

Başkent

157

99

18

Mersin

154

65

19

Akdeniz

153

105

20

Ondokuzmayıs

146

107

21

Gaziantep

146

79

22

Karadeniz

142

111

23

Yüzüncüyıl

138

70

24

İnönü

127

93

25

Uludağ

125

74

26

S. Demirel

118

56

27

Anadolu

110

84

28

Trakya

105

89

29

Cumhuriyet

103

70

30

TÜBİTAK

94

130

31

Osmangazi

94

65

32

Celal Bayar

93

44

33

Dicle

92

65

34

Kırıkkale

88

66

35

Pamukkale

84

57

36

Yıldız Teknik

75

62

37

Kocaeli

72

71

38

Harran

71

55

39

Koç

67

42

40

DAÜ

53

36

41

A. Menderes

52

44

42

Geb.Y.T.Ens.

52

27

43

G.Osmanpaşa

48

15

44

Af.Kocatepe

42

10

45

Sakarya

40

32

46

M. Kemal

40

93

47

Kafkas

39

23

48

Çanakkale

38

27

49

Karaelmas

36

20

50

Ab.İzzet B.

36

16

51

Sabancı

35

35

52

Balıkesir

34

24

53

Niğde

28

19

54

Fatih

27

34

55

İzmir Y.T.E

25

18

56

Sütçüimam

25

10

57

Kadir Has.

21

12

58

Atılım

19

8

59

Işık

15

14

60

Çankaya

13

15

61

Muğla

11

75

62

Dumlupınar

10

10

63

Yeditepe

10

9

64

Galatasaray

8

4

65

İsatanbul Bilgi

6

2

66

Bahçeşehir

5

3

67

Maltepe

4

1

68

Beykent

3

0

69

Doğuş

2

1

70

Mimar Sinan

1

1

71

Çağ

0

0

72

Haliç

0

0

73

Ufuk

0

0

74

Yaşar

0

0

 

Tablo 1. Türkiye üniversiteleri ile DAÜ’de 2001 ve 2002 yıllarında yayınlanan SCI expanded, SCI, SSCI ve AHCI yayın sayıları.

 

 

 

 

 

ÜNİVERSİTE

MAKALE SAYISI

(2002)

ÖĞR. ÜYESİ SAYISI

ÖĞR. ÜYESİ BAŞINA

DÜŞEN YAYIN SAYISI

1

Bilkent

163

235

0,69

2

Başkent

157

235

0,67

3

ODTÜ

468

721

0,65

4

Hacettepe

832

1340

0,62

5

Gaziantep

146

245

0,6

6

İTÜ

449

840

0,53

7

Geb.Y.T.Ens.

52

102

0,51

8

Fırat

249

517

0,48

9

Boğaziçi Ü.

172

359

0,48

10

Mersin

154

360

0,43

11

Atatürk

372

968

0,38

12

Kırıkkale

88

231

0,38

13

Ankara

585

1636

0,36

14

Harran

71

202

0,35

15

Yüzüncüyıl

138

407

0,34

16

İnönü

127

372

0,34

17

Erciyes

166

501

0,33

18

Akdeniz

153

496

0,31

19

Ege

395

1304

0,3

20

G.Osmanpaşa

48

168

0,29

21

İstanbul Ü.

603

2239

0,27

22

Çukurova

215

783

0,27

23

Karadeniz

142

529

0,27

24

Pamukkale

84

308

0,27

25

Gazi

361

1414

0,26

26

Cumhuriyet

103

399

0,26

27

Celal Bayar

93

373

0,25

28

Trakya

105

443

0,24

29

Dokuzeylül

247

1062

0,23

30

Selçuk

198

849

0,23

31

S. Demirel

118

529

0,22

32

Osmangazi

94

418

0,22

33

Dicle

92

414

0,22

34

Af.Kocatepe

42

188

0,22

35

Çanakkale

38

192

0,21

36

DAÜ

53

286

0,19

37

Anadolu

110

569

0,19

38

Uludağ

125

690

0,18

39

A. Menderes

52

294

0,18

40

Ondokuzmayıs

146

849

0,17

41

M. Kemal

40

233

0,17

41

Niğde

28

164

0,17

43

Yıldız Teknik

75

443

0,17

44

Marmara

197

1274

0,15

55

Balıkesir

34

229

0,15

46

Kocaeli

72

525

0,14

47

Ab.İzzet B.

36

287

0,13

48

Karaelmas

36

298

0,12

49

Sütçüimam

25

217

0,12

50

Sakarya

40

387

0,1

51

Dumlupınar

10

136

0,07

52

Muğla

11

162

0,06

53

Yeditepe

10

158

0,06

 

Tablo 2. Türkiye üniversiteleri ve DAÜ’de kişi başına düşen yayın sayıları. Őğretim üyesi 100’ün üzerinde olan üniversiteler değerlendirmeye alınmıştır. Őğretim üyesi sayılarına sadece profesör, doçent ve yardımcı doçentler dahildir. Vakıf üniversitelerinin sadece daimi kadrolarında bulunan öğretim üyeleri sayıları verilmiştir. 

 

Her iki tablodan da çıkarılabilen başka önemli bir sonuç da isim yapmış popüler üniversitelerin ilk sıralarda yer almasıdır. Öğrenci giriş sınavında en fazla rağbet gören üniversilerin bilimsel yayın sıralamasında da ilk başlarda yer alması rastlantı değildir. Tablolardaki sonuçlar, bilimsel yayın sayısının, bir üniversitede yapılan bilimsel araştırmaların ve ona bağlı olarak da o üniversitenin altyapı olanaklarının düzeyinin belirlenmesinde, önemli bir ölçü olduğunu ortaya koymaktadır. DAÜ Türkiyedeki üniversiteler arasında isim yapmak istiyorsa bilimsel yayın sayısını artırmak zorundadır. Bunun için laboratuvar ve bilgisayar altyapısı güçlendirilmeli, bilimsel üretimde bulunabilen yetenekli öğretim üyelerine daha fazla değer verilmelidir.

Üretilen bilimsel makalelerin bir üniversitenin fakülteleri arasındaki dağılımı o üniversitenin bilimsel potansiyelinin hangi oranda kullanıldığı konusunda önemli bir fikir verebilir. Örneğin DAÜ’de 2002 yılında üretilen toplam 53 makalenin fakültelere göre dağılımı Tablo 3’te verilmektedir.

 

Fakülte

Yayın sayısı (2002)

Mühendislik

29

Fen-Edebiyat

19

İşletme ve Ekonomi

2

Mimarlık

2

Turizm Yüksek Okulu

1

İletişim

0

Eğitim

0

Hukuk

0

 

Tablo: 3  DAÜ’de 2002 yılında üretilen toplam 53 uluslararası makalenin fakültelere göre dağılımı. (SCI expanded, SSCI, AHCI).

 

Tablodan da görüldüğü gibi üretilen yayınların hemen hemen tümü Mühendislik ile Fen-Edebiyat Fakülterinde toplanmıştır. Bu iki fakülte dışındaki diğer fakültelerde 2002 yılında yapılan uluslararası bilimsel yayın yok denecek kadar azdır.

DAÜ’de üretilen yayınların yıllara göre dağılımı Tablo 4’te verilmektedir. Yayın sayıları 1994-1998 yılları arasında sürekli bir yükseliş göstermiş, 1999-2001 yılları arasındaki düşüşten sonra tekrar yükselmeye başlamıştır.

 

Yıllar

1994

1995

1996

1997

1998

1999

2000

2001

2002

2003

Yayın Sayıları

19

17

26

31

52

46

34

36

53

57

Tablo 4. DAÜ’de üretilen yayınların yıllara göre dağılımı (SCI expanded, SSCI, AHCI).

 

Profesörler ne Kadar Bilimsel Yayın Yapıyor?

DAÜ’de akademik kadroda görev yapan personelin kadrolara göre dağılımı Tablo 5’te gösterilmektedir. Tablo hazırlanırken Kasım 2003 tarihli akademik personel listesi esas alınmıştır. (Listede yer alan ancak DAÜ’den ayrılan 4 profesör çıkarılmış, yeni gelen bir profesör eklenmiştir.)

 

Kadro

Halen Görevde Bulunanlar

Profesör + Misafir Profesör

40 + 9 = 49

Doçent + Misafir Doçent

61 + 15 = 76

Yardımcı Doçent + Misafir Yardımcı Doçent

119 + 39 = 158

Őğretim Görevlisi

149

Okutman

121

Uzman

9

    Toplam

562

 

Tablo 5. DAÜ’de akademik kadroda görev yapan personelin kadrolara göre dağılımı.

 

Şu anda DAÜ’de görev yapan profesör ve doçentlerin 1994-2003 yılları arasındaki 10 yıllık dönemde yaptığı uluslararası bilimsel yayınların dağılımı Tablo 6 ve 7’de verilmektedir. Bu iki tablodaki yayın sayıları ISI Web of Science veri tabanı kullanılarak bulunmuş olup SCI expanded, SSCI ve AHCI tarafından taranan dergilerde yayınlanan makaleleri kapsamaktadır. Yardımcı doçentler akademik kariyerlerinin daha ilk basamağında bulunduklarından onlar için bir araştırma yapılmamıştır.

 

Yayın sayısı

Profesör Sayısı

20

1

18

1

16

1

14

1

10

1

9

1

8

1

7

1

6

3

5

2

4

2

3

1

2

5

1

4

0

24

Toplam = 124

Toplam = 49

 

Tablo 6. DAÜ’de görev yapan profesör lerin 1994-2003 yılları arasındaki 10 yıllık dönemde yaptığı uluslararası bilimsel yayınların dağılımı. (SCI Expanded, SSCI, AHCI yayınları).

 

 

 

 

 

 

 

Yayın Sayısı

Doçent Sayısı

18

1

14

1

11

2

9

2

7

3

6

2

5

3

4

4

3

1

2

10

1

10

0

37

Toplam = 80

Toplam = 76

 

Tablo 7. DAÜ’de görev yapan doçentlerin 1994-2003 yılları arasındaki 10 yıllık dönemde yaptığı uluslararası bilimsel yayınların dağılımı. (SCI Expanded, SSCI, AHCI yayınları).

 

Burada göze çarpan en önemli bulgu DAÜ’ de şu anda görev yapan toplam 49 profesörden 24 tanesinin hiçbir uluslararası yayınının bulunmamasıdır. Dikkati çeken diğer bir nokta da yayınların büyük bölümünün az sayıdaki profesör tarafından üretilmesidir. Sadece beş profesör (profesörlere ait) toplam yayınların yarısını üretmiştir. Benzer şeyler doçentler için de söylenebilir. Toplam 76 Doçentten 37’sinin hiçbir yayını yok. Doçentlerin ürettiği tüm yayınların yarısı 6 kişiye ait.

Yukarıdaki tablo DAÜ’de sahip olunan profesörlük doçentlik gibi ünvanların akademik yetkinliği ve üretkenliği yansıtmadığını göstermektedir. Yayınsız profesörler barem cetvelinin en üst kademesinden maaş çekmekte, buna karşılık uluslararası düzeyde hiçbir bilimsel araştırma ve yayın yapmamaktadır. Şu anda yürürlükte olan barem sistemi sahip olunan akademik ünvana dayanmaktadır. Ancak üniversitedeki ünvan sistemi bozuk olduğundan hiçbir bilimsel araştırma yapmayan ve uluslararası düzeyde akademik yetkinliğe sahip olmayan bir öğretim üyesi sahip olduğu ünvan nedeniyle üniversitede en yüksek maaşı çekebilmekte, buna karşın uluslararası düzeyde bilimsel üretkenlik gösteren bir öğretim üyesi daha az bir maaş almaktadır. Araştırma yapan ile yapmayanı aynı statüde tutmaya devam etmek, her geçen gün, zor şartlar altında çalışan üretken bilim insanlarını bıktırmaktadır. Üniversitede rekabete dayalı bir çalışma ortamının oluşturulması için “araştırma profesörlüğü” gibi farklı bir kadronun ihdas edilmesi konuya çözüm getirebilir. Bu kadroya belli bir düzeyde araştırma yapan bilim insanları alınabilir. Bu kadroya yapılacak ödemeler farklı olmalıdır. Gelişmiş ülkelerde benzer kadrolar vardır.

 

Sıfır Yayınla Nasıl Profesör Olunur?

DAÜ’deki yayın sayısı az doçent ve profesörleri üç grupta toplamak mümkündür.

1)      Ünvanlarını DAÜ dışından getirenler  

DAÜ’de az yayınlı profesörlerin çoğu eskiden Türkiye’deki Yüksek Őğretim Kurumu’nun (YŐK) doçent ve profesörlüğe yükseltilmek için herhangi bir uluslararası yayın koşulunu getirmediği dönemde bu ünvanları elde eden kişilerdir. O dönemlerde yeni açılan taşra üniversitelerinde yaşanan öğretim üyesi sıkıntısını gidermek için YŐK böyle bir yola başvurmuştu. DAÜ’ye gelen öğretim elemanları da YŐK’ten aldıkları ünvanları koruyarak bu kadrolara intibak ettirilmişlerdir.

2)      2000 yılından önce DAÜ’den ünvan alanlar

Yayın sayısı az profesör ve doçentlerin bir bölümü de ünvanlarını DAÜ’de almışlardır. DAÜ’de 2000 yılına kadar doçent ve profesörlüğe yükseltmelerde uyulması gereken akademik değerlendirme kıstasları bulunmadığından yükseltmelerde bu döneme kadar keyfi uygulamalar yaşanmıştı.

3)      2000 yılından sonra DAÜ’den ünvan alanlar

 Bu keyfi uygulamaların önünü almak için DAÜ yönetimi çok doğru bir kararla 2000 yılında ‘Akademik Personelin Ünvan Tüzüğü’ne bir ekleme yapmıştır. Bu eklemeye göre profesör, doçent ve yardımcı doçentlerin atanmalarına ve yükseltilmelerine esas teşkil etmek üzere “Akademik Değerlendirme Kıstasları” belirlenmiştir. Ancak bu kıstaslar, gerektiğinde sonradan kolayca değiştirilebilmesi için, tüzük içerisine konmamıştır. Yapılan düzenlemeyle Üniversite Yönetim Kuruluna “Akademik Değerlendirme Kıstasları”nı değiştirme yetkisi verilerek idarenin istediği zaman öğretim üyelerinin yükseltme koşullarını sulandırması istediği zaman da zorlaştırması olanağı yaratılmıştır. Bu olumsuzluklara rağmen, sonuçta yüksetilmelerde kullanılmak üzere, öğretim elemanlarının yaptığı tüm akademik faaliyetlerin detaylı olarak puanlandırıldığı bir sistem ortaya çıkmıştır. Bu puanlama sistemine göre araştırma ve yayın etkinlikleri başlığı altında yer alan (editöre mektup, teknik not türü gibi yayınlar dışındaki) uluslararası makaleler beş gruba ayrılıyor. (Tablo 8).

 

Makale grubu

Makale türü

Puan

Temel bilimler ve mühendislik

Diğer fakülteler

1.1.1.01

SCI, SSCI, AHCI tarafından taranan makale

15

20

1.1.1.02

SCI expanded tarafından taranan makale

12

15

1.1.1.03

Uluslararası endekslerin kaydettiği hakemli ve süreli dergilerde makale

10

0

1.1.1.04

Fakülte Kurulu tarafından önerilen ve Üniversite Yönetim Kurulu tarafından kabul edilen (uluslararası AI, API, RIBA ve DAII gibi alan endekslerince taranan) süreli yayınlarda yayımlanan makaleler

0

15

1.1.1.05

ISI Master List’te yer alan diğer uluslararası süreli yayınlarda çıkan makaleler

0

10

 

Tablo 8: Uluslararası yayınlar ve kazanılan puanlar.

 

Tablo 8’de belirtilen makale grupları içinde uluslararası bilim dünyasında kabül görenler sadece 01 ve 02 grubunda yer alan makalelerdir. Bu iki gruptaki makaleler somut kriterler gözönünde bulundurularak endekslerin listesine dahil edilmektedirler. Bu kriterlerden en önemlisi dergilerin etki faktörüdür (impact factor). Bir derginin etki faktörü o dergide yayımlanan makalelere diğer dergilerde yayınlanan makaleler tarafından bir veya iki yılda yapılan atıf sayısı ile belirlenir. Bir makaleye atıf yapılması o makalenin bilim dünyasında kabul gördüğünün işaretidir. Bir derginin 01 ve 02 grubundaki endekslerin listesine girmesi için o derginin etki faktörünün belli bir değerin üstünde olması gerekir. Yayınlanan bir derginin 01 ve 02 grubundaki endekslerin listesine girebilmesi bu yüzden kolay değildir. Bir derginin geriye kalan 03, 04 ve 05 grubundaki endekslerin, en azından bazılarının, listesine girmesi için herhangi bir kriter yoktur. Yayın hayatına yeni başlayan bir derginin bu üç grupta yer alan endekslerden birine başvurması bu endekslerden bir bölümünün listesine dahil edilmek için yeterlidir. Őrneğin DAÜ matbaası tarafından basılan “Kadın 2000” dergisi tam 9 endeksin listesine dahildir.

 

Profesörlük Koşulları

DAÜ’nün tüm fakültelerinde profesör olabilmek için toplam 120 puanlık genel bir koşul vardır. Bu genel koşulun yanında Fakültelere özgü özel koşullar da vardır. Örneğin, Mühendislik ve Fen-Edebiyat fakültelerinde profesör olabilmek için, 120 puana dahil olarak, doçentlik sonrası, 01 grubundan, en az bir makale yayınlamak koşulu aranıyor.  Diğer tüm fakültelerde ise doçentlik sonrası 01 veya 04 grubundan en az bir makale yayınlama koşulu yeterlidir. İşte kolay yoldan profesör olmanın püf noktası da bu ‘veya’ sözcüğünde gizli. Bu ‘veya’ sözcüğü 04 grubundan bir makalenin de profesör olabilmek için yeterli olabileceğini belirtiyor. Şimdi kolay profesörlük sürecinin nasıl işlediğine bakalım. Fakülte kurulu toplanıp Tablo 8’de belirtilen 04 grubuna dahil edilmesi gereken dergileri öneriyor. Ancak bu dergilerin seçiminde herhangi bir kriter bulunmuyor. Tablo 8’den de görülebileceği gibi bir derginin 04 grubuna girebilmesi için ‘…uluslararası AI, API, RIBA ve DAII gibi alan endekslerince taranan…’ tanımına uygun olması yeterlidir. Buradaki ‘gibi’ sözcüğü de joker görevi yaparak yüzlerce endeksi bu gruba dahil edebiliyor. Örneğin İşletme be Ekonomi Fakültesinin önerdiği ve Üniversite Yönetim Kurulu’nda (ÜYK) onaylanarak yürürlüğe giren 04 grubundaki yayın listesine tam 262 dergi sokuşturulmuş. Fakülte Kurulu kararıyla 04 grubuna dergi dahil etme yolunu önce Mimarlık Fakültesi başlattı, arkasından 2002 yılında Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü bu yolu takip etti. Bu yöntemin profesörlüğü oldukça kolaylaştırdığı keşfedilince İşletme ve Ekonomi Fakültesi ile İngilizce Dili Eğitimi bölümü aynı yöntemi kullandı. İletişim Fakültesi biraz geç de olsa durumu kavrayarak bir liste önerisinde de o bulundu. Ancak listeye sokuşturulan ve yayımcısı Gazi Üniversitesi olarak belirtilen “İletişim” adlı Türkçe dergi Akademik Değerlendirme Kurulunda birkaç üyenin itirazına uğrayınca karar bir sonraki ÜYK toplantısına bırakıldı. Yani Gazi Üniversitesinde basılan “İletişim” dergisinin 04 yayın grubuna uluslararası yayın olarak eşdeğer görülmesi ÜYK’da onaylandığı takdirde bu dergide bir makale yayınlayan biri öğretim üyesi profesörlüğün en zor koşulunu sağlamış olacak. Çünkü geriye kalan toplam 120 puan koşulunu sağlamak pek de zor değil. Bu noktada ulusal yayınlar imdada yetişiyor. Durumu daha iyi anlamak için yine İşletme ve Ekonomi Fakültesinin ‘ulusal yayın’ gurubu listesine dahil edilmesini önerdiği 50 dergilik iki listeden 10 makale örneği verelim (Tablo 9).

 

Dergi  İsmi

Yayınlayan Kurum

Puan

Ankara Hukuk Fakültesi Dergisi

A.Ü.H.F

10

Central Bank Review

Türkiye Merkez Bankası

10

İMKB Dergisi

İ.M.K.B.

10

Yönetim Araştırmaları Dergisi

Ulusal Yönetim Organizasyon Kongresi Danışma Kurulu ve Başkent Üniversitesi

10

Active Bankacılık ve Finans Dergisi

Alkım Ltd.

6

Anotolia: Turizm Araştırmaları Dergisi

Özel Kişi

6

Bankacılar Dergisi

Türkiye Bankalar Birliği

6

Çukurova Üniversitesi İ.İ.B.F. Dergisi

Ç.Ü.İ.İ.B.F.

6

DAÜ Turizm Araştırmaları dergisi

DAÜ Turizm Araştırmaları Merkezi

6

Kadın/Woman 2000

DAÜ Basımevi

6

 

Tablo 9. DAÜ İşletme ve Ekonomi Fakültesi Fakülte Kurulu kararı ile ulusal yayın gurubu listesine dahil edilmesi uygun görülen dergiler ve bu dergilerde yayınlanan her makalenin kazandırdığı puanlara 10 örnek. Not: İki ayrı listede toplam 50 dergi yer almaktadır. Hiçbir listede yer almayan herhangi bir dergide yayınlanan her makale ise 2 puan kazandırmaktadır.

 

Bu arada 2002 yılında Türk Dili ve Edebiyatı bölümü için 04 yayın türü grubu listesine dahil edilen ve uluslararası dergi statüsüne eşdeğer görülen listeyi de unutmamak lazım. Hatırlanacağı gibi bu listeye sokulan “Türk Dili Araştırmaları” dergisi daha sonra üniversitede tartışmalara neden olmuştu.

Sosyal ve idari bilimler ile mimarlık dallarındaki fakültelerden 04 yayın grubu türüne ait dergi listelerinin son zamanlarda oldukça sık olarak ÜYK’ya getirilip kabul ettirilmesiyle doçent ve profesörlüğe yükseltme trafiğinde de bir hızlanma başlamıştır. DAÜ tarihinde en fazla profesör geçtiğimiz yıl içinde yapılmıştır. Öğretim üyeleri, kolaylaştırılan doçent ve profesörlük koşulları değiştirilmeden, yükselme başvuru kuyruğuna girmişlerdir bile. Yakın zamanlarda Profesör olanlarla profesör olmak için Akademik Değerlendirme Komisyonu’na yapılan başvuranların büyük bölümü sosyal ve idari bilimler ile mimarlık dallarındaki fakültelere aittir.

Her ne kadar Fen-Edebiyat ve Mühendislik Fakültelerinde yükselme koşulları diğer fakültelere göre daha zor olsa da batı üniversitelerine göre oldukça kolaydır. Örneğin, bu fakültelerde profesör olmak için doçentlikten sonra sadece bir tane 01 grubu yayın türü yeterlidir. Toplam 120 puan olan profesörlük koşulunu sağlamak hiç de zor değildir. Bir doçentin en az 55 puanı olması gerektiği gözönüne alındığında profesör olmak için geriye kalan 65 puanı ortalama bir öğretim üyesi iki yılda kolaylıkla tamamlayabilir. Her ne kadar da bu 65 puanın tümünü toplamak için 01 yayın türü grubundan makale yazmak gerekmiyorsa da 65 puan yaklaşık olarak sadece 4 makaleye eşdeğerdir. Dört makale de iki yılda kolaylıkla yazılabilir.

 

‘Misafir’ Ünvanlılar

Yukarıda değindiğimiz tüm sulandırmalara karşın, gerekli koşulları sağlayamayarak, kolay profesörlük ve kolay doçentlikten yararlanamayan öğretim üyeleri için de bir formül bulunmuş: ‘misafir öğretim üyeliği’. DAÜ’ye yeni gelen bir öğretim üyesinin sahip olduğu ünvan DAÜ’deki aynı ünvanın koşullarını sağlamıyorsa kendilerine misafir öğretim üyesi ünvanı veriliyor. Taşıdığı ünvanın DAÜ’deki koşullarını sağlayamayarak o ünvan için akademik olarak yetersiz bulunan profesörler ‘misafir profesör’, doçentler ‘misafir doçent’, yardımcı doçentler ile ünvanı bulunmayan doktoralılar ‘misafir yardımcı doçent’ olarak atanırlar. Diğer bir değişle, DAÜ ‘Akademik Değerlendirme Kıstasları’na göre yetersiz bulunan profesörler ‘misafir profesör’, doçentler ‘misafir doçent’ geriye kalanlar da ‘misafir yardımcı doçent olarak atanmaya başladılar. Bu uygulama sonucu DAÜ’de Tablo 6 ve Tablo 7’de görülen sıfır yayınlı doçent ve profesör sayılarında hızlı bir artış başlamıştır. Ancak misafir öğretim üyeleri sanıldığı gibi misafir değil. Onlar misafir olmayanlarla aynı maaşı çekiyorlar. Üstelik, misafir öğretim üyelerinin maaşı, 2000 yılında yapılan bir tüzük değişikliği ile, ‘eşdeğer öğretim üyesinin maaşından az veya çok olabilir’. İnanılır gibi değil ama tüzük maddesine göre akademik olarak yetersiz bulunarak misafir profesör kadrosuna atanan bir öğretim üyesi profesör maaşından daha fazla alabiliyor. Neyse ki, yönetim yine de insaflı davranarak, onlara daha fazla maaş vermemiş; maaşlarını aynı ünvana sahip öğretim üyesine ödenen miktara eşit tutmuş.

Misafir öğretim üyelerine yapılan kıyak bu kadar değil. Misafir öğretim üyeleri, geçmiş yönetim tarafından ödüllendirilerek bölüm başkanı, dekan hatta rektör yardımcısı gibi yönetici kadrolara atanmışlardır. Bugün tüm ülkelerde, üniversitelerin yöneticilik kademelerine gertirilenler, akademik kariyerlerinin en üst noktasın gelmiş, bilim alanında kendini kabul ettirmiş başarılı akademisyenlerdir. DAÜ’de akademik olarak daha başarılı öğretim üyeleri dururken misafir ünvanlı kişilerin yönetim kademelerine getirilmesi anlaşılır değildir. Akademik olarak yetersiz görülerek misafir öğretim üyesi yapılmalarına karşın üst düzey yönetim kademelerinde görevlendirilen öğretim üyeleri, en kısa zamanda bu görevlerinden alınmalı, onlara akademik eksikliklerini tamamlayabilmeleri için akademik çalışma yapma fırsatı verilmelidir.

 

Yakın Gelecekte DAÜ’yü Bekleyen Tehlike

Eğer önlem alınmadığı taktirde yakın bir gelecekte DAÜ’de bulunan profesör sayısında büyük bir patlama yaşanacaktır. Profesör maaşlarının yüksekliği göz önünde bulundurulursa Profesör sayısındaki böyle bir artışın üniversiteyi mali yönden zora sokacağı aşikardır. Bilimsel araştırma etkinliğinde bulunmayan profesörler bir üniversite için gerçekten külfettir. Bu tip profesörlerin sayısını artırmak üniversitenin bilimsel araştırma düzeyini yukarıya çekmez. Bu gidişle Türkiyedeki üniversiteler sıralamasında 40’ıncı sıradan bir adım öteye gidemeyiz. Yanlış anlaşılmaya fırsat vermemek için hemen belirtelim ki bir üniversitede profesör sayısının fazla olması kötü bir şey değildir. Tam tersi, profesörlüğün etki faktörü yüksek olan 01 ve 02 yayın türü grubu bilimsel dergilerin esas alındığı koşulların sağlanarak elde edilebildiği bir üniversitede profesörlerin çokça olması o üniversite için bir prestij kaynağıdır. Bilim dünyasında belli bir saygınlığı olan bilim adamı profesörlerin bir üniversitede toplanması orada bilimsel araştıma düzeyinin oldukça yüksek bir düzeyde olduğuna işaret eder. Bilim dünyasında bir isim yapmış böyle bir üniversitenin ‘tanıtım bütçesi’ne, öğrenci akışını sağlama gerekçesiyle, her yıl iki trilyon TL ödenek ayırmaya da gerek kalmaz.

Tassarruf gerekçesiyle üniversitede profesör sayısını kesin rakamlarla sınırlandırma yoluna gitmek de çok yanlış olur. Profesörlük ünvanı her akademisyenin önünde ulaşılması gereken bir hedef olarak durmalıdır. Bu ünvanı elde edebilmek için akademisyenlerin göstereceği bilimsel çaba üniversiteye sürekli bir dinamizm getirir. Profesör kadrolarının dolu olduğu bir üniversitede ise dinamizm ölür.

 

Profesör ve Doçentlik için Çözüm Önerisi

DAÜ’de halen yürürlükte olan ve gün geçtikçe daha da yozlaştırılan kolay yoldan profesör ve doçentlik alma mevzuatı süratle değiştirilmelidir. Profesörlük için etki değeri belli bir değerin üstünde olan 01 ve 02 grubu yayın türünden sadece bir, bazı fakültelerde ise sıfır makale koşulu aranması sonuçta tablo 6’da görülen arzu edilmeyen durumu yaratmıştır. Öğretim üyelerini ders vermenin yanında, araştırma faaliyetlerine de yöneltmek için atama ve yükseltmelerde tüm dünyada kabul gören ve etki değeri belli bir değerin üstünde olan SCI, SCI expanded, SSCI ve AHCI endeksleri (01 ve 02 grubu yayın türü) tarafından taranan dergilerde makale koşuluna ağırlık verilmelidir. Ancak üniversitede şu anda çalışan tüm öğretim üyelerinden araştırma yapmalarını beklemek biraz fazla iyimserlik olur. Diğer taraftan, üniversitede rekabete dayalı bir çalışma ortamının oluşturulması da üniversitede araştırma faaliyetlerinin canlılık kazanması ve dinamizm sağlanması yönünden yararlı olacaktır. Bu amaçla, yukarıda daha önce değinildiği gibi, üniversitede ayrıca bir de ‘araştırma profesörlüğü’ kadrosunun açılması yararlı olacaktır. Bu kadro daha çok araştırma yapan bilim insanlarına tahsis edilebilir ve maaşı da daha yüksek tutulabilir.

Doçentlik, profesörlük ve araştırma profesörlüğü’ne yapılacak atamalarda aranması gereken minimum koşullar Tablo 10, 11 ve 12’de özetle önerilmektedir. Tüm fakülteler için aynı koşullar aranmalıdır.

 

Toplam bilimsel etkinlikler

Puan

Özel koşul

1.1.1.01 veya 1.1.1.02 (SCI, SCI expanded, SSCI, AHCI tarafından taranan makale)

50

Doktora sonrası 1.1.1.01 veya 1.1.1.02’den en az 36 puan

Toplam

100

 

 

Tablo 10. Doçentlik atamalarında aranması gereken minimum koşullar için öneriler.

 

 

 

Toplam bilimsel etkinlikler

Puan

Özel koşul

1.1.1.01 veya 1.1.1.02 (SCI, SCI expanded, SSCI, AHCI tarafından taranan makale)

120

Doçentlik sonrası 1.1.1.01 veya 1.1.1.02’den en az 70 puan

Toplam

200

 

 

Tablo 11. Profesörlük atamalarında aranması gereken minimum koşullar için öneriler.

 

 

 

Toplam bilimsel etkinlikler

Puan

Özel koşul

1.1.1.01 veya 1.1.1.02 (SCI, SCI expanded, SSCI, AHCI tarafından taranan makale)

200

Doçentlik sonrası 1.1.1.01 veya 1.1.1.02’den en az 120 puan

Toplam

300

 

 

Tablo 11. Araştırma profesörlüğü atamalarında aranması gereken minimum koşullar için öneriler.

 

Doktora Öğrencisi Yetiştirme Sistemi Yozlaşıyor

Bilim insanlarının geleceğini etkileyecek olan en önemli safha doktoradır. İyi bir doktora, iyi bir bilim insanı olmak için atılmış en sağlam temeldir. Doktora öğrencileri geleceğin öğretim üyeleridir. Bu nedenle üniversitede kaliteyi yakalamak için geleceğin öğretim üyeleri olan doktora öğrencilerinin çok iyi yetişmiş olmaları gerekir. Doktora eğitimine bir ciddiyet ve kalite getirmek için, eski DAÜ yönetimi, herhangi bir fakültede doktora yapan bir doktora öğrencisinin mezun olabilmesi için 01 grubu yayın türünden (SCI, SSCI, AHCI) en az bir makale yayınlaması kuralını getirmişti. Ama ayni DAÜ yönetimi 2002 yılında yürürlüğe koyduğu ‘Akademik Değerlendirme Kıstasları’ ile Fen-Edebiyat ve Mühendislik Fakülteleri dışındaki diğer tüm fakülteler için doktora öğrencilerinden mezuniyet için aranan 01 grubu yayın türünden en az bir makale yayınlama koşulunu kaldırarak yerine etki değeri çok düşük, ya da sıfır olan 04 grubu yayın grubundan da makale yayınlanabileceği kuralını getirdi. Böylece, bilimsel değeri çok düşük veya hiç olmayan, çoğu zaman neredeyse gönderilen her yazının yayınlanabildiği dergilerde yapılan bir yayın doktora için yeterli hale gelmiş oldu. Doktorada yayın koşulunun sulandırılması, öğretim üyelerinin uluslararası yayın yapmakta zorlandığı bazı bölümlerde doktora öğrenci sayısında ani bir patlama yaşandı. Tablo 12 master ve doktora öğrencilerinin bölümlere göre dağılımı ile öğretim üyesi sayısını gösteriyor.

 

 

Bölüm

Master Öğrencisi Sayısı

Doktora Öğrencisi Sayısı

Öğretim Üyesi Sayısı

İŞLETME VE EKONOMİ FAKÜLTESİ

 

 

 

İşletme

68

0

14

Ekonomi

29

32

15

Uluslararası Ilişkiler

33

0

14

Bankacılık ve Finans

45

0

6

EĞİTİM FAKÜLTESİ

 

 

 

İngiliz Dili Eğitimi

16

11

7

Eğitim Bilimleri

57

10

8

Orta Öğretim Alan Öğretmenliği (Eğitim Bilimleri)

98

0

8

MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ

 

 

 

Elektrik Elektronik Mühendisliği

28

16

18

İnşaat Mühendisliği

23

17

16

Makina Mühendisliği

14

10

9

Bilgisayar Mühendisliği

31

21

18

Endüstri Mühendisliği

13

9

11

FEN-EDEBIYAT FAKÜLTESİ

 

 

 

Enformasyon Sistemleri (Matematik Bölümü)

72

0

24

Matematik

22

24

24

Fizik

4

3

6

Kimya

2

9

5

İngiliz Dili ve Edebiyatı

32

0

9

Türk Dili ve Edebiyatı

21

0

11

TURİZM VE OTELCİLİK YÜKSEK OKULU

 

 

 

Turizm

16

0

7

HUKUK FAKÜLTESİ

 

 

 

Hukuk

31

0

3

MİMARLIK FAKÜLTESİ

 

 

 

Mimarlık

30

27

24

İLETİŞİM FAKÜLTESİ

 

 

 

İletişim

43

38

24

 Tablo 12. Master ve doktora öğrencilerinin bölümlere göre dağılımı.

 

Tablodan da görüleceği gibi 01 veya 02 yayın türü grubundan yok denecek kadar az uluslararası makalenin üretilebildiği ekonomi, mimarlık ve iletişim bölümlerinde doktora öğrenci sayısı dikkat çekmekte.

Sosyal ve idari bilimler ile mimarlık fakültesinde doktora için SSCI ve AHCI (01 grubu yayın türü) endeklerince taranan bir dergide yayın yapma koşulunun kaldırılması altyapısı ve öğretim üyesi sayısı yetersiz olan bölümlerin doktora programı açmasına ve bu bölümlerde hiçbir kontrol mekanizması uygulanmadan çok sayıda doktora öğrencisinin kayıt yaptırmasına yol açmıştır. Durum böyle giderse, yakın zamanda hiç bir üniversitenin tanımadığı doktora diplomaları ile karşılaşabiliriz. DAÜ’deki doktora programlarının iyileştirilebilmesi için doktora öğrencilerinin en iyi koşullarda ve iyi öğretim üyeleriyle çalışmalarını gözeten temel bir bakış açısıyla soruna yaklaşmak gereklidir. Doktora programlarında uluslararası ölçülerde bir kalite tuturabilmek için aşağıdaki önlemlerin süratle alınması gerekmektedir:

1) Doktora öğrencilerinin tez jürisine girmeye hak kazanabilmesi için Fen-Edebiyat ve Mühendislik Fakültelerinde olduğu gibi 01 ve 02 yayın türü grubundan en az bir makale yayınlama zorunluluğu getirilmelidir. 

2) Öğretim üyesi sayısı ve alt yapısı yetersiz olan bölümlerde doktora programları başlatılmamalıdır.

3) Son 5 yılda SCI expanded, SSCI veya AHCI endekslerince taranan herhangibir dergide yayını olmayan öğretim üyelerinin doktora yöneticisi olmaları önlenmelidir.

 

Sonuç

1)      DAÜ’de halen yürürlükte olan ve gün geçtikçe daha da yozlaştırılan kolay yoldan profesör ve doçentlik alma mevzuatı süratle değiştirilmelidir. Bu yapılmadığı takdirde çok yakın bir gelecekte DAÜ’de yayın yönünden fakir olan profesör sayısında büyük bir artış olması beklenmektedir. Üniveresiteyi gerek parasal gerekse prestij yönünden olumsuz etkileyecek bu gidişe karşı bir an önce önlem alınmalıdır. Bu amaçla, yükseltilmelerde gerekli toplam puan sayıları artırılmalıdır. Sosyal ve beşeri bilimlerle mimarlık fakültesinde doçentlik ve profesörlüğe yükseltilmek için yeterli olan 04 grubu yayın türü koşulu değiştirilerek, tüm fakültelerde etki faktörü yüksek olan 01 ve 02 grubu yayın türüne (SCI, SCI expanded, SSCI, AHCI) ağırlık verilmelidir.

2)      Üniversitede rekabete dayalı bir bir çalışma ortamının oluşturulması araştırma faaliyetlerinin canlılık kazanması ve dinamizm sağlanması yönünden yararlı olacaktır. Bu amaçla, üniversitede ayrıca bir de ‘araştırma profesörlüğü’ kadrosunun açılması yararlı olacaktır.

3)      Doktora programlarında uluslararası ölçülerde bir kalite tuturabilmek için tüm doktora öğrencilerine, Fen-Edebiyat ve Mühendislik Fakültelerinde olduğu gibi 01 ve 02 yayın türü grubundan en az bir makale yayınlama zorunluluğu getirilmelidir.